Bundan 103 yıl önce, bir büyük dünya savaşından çıkan, yokluklar içindeki milletimiz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde ayağa kalktı. Sinesindeki vatan ve hürriyet aşkını onun yaktığı ateşte şekillendirdi, emperyalizmin kendisine takmak istediği prangayı kırıp attı.
Ordu yoktu, kuruldu… Para yoktu, bulundu… Düşman çoktu, yenildi… ve milletimizin ufkunda masmavi bir bakış doğdu.
Savaş meydanlarında kazanılan zafer; sosyal hayatta, kültürde, ekonomide, hasılı hayatın her damarında, asırları yıla sığdıran devrimlerle taçlandı. Uçurumun kenarındaki yıkık ülke, çağdaş medeniyetleri aşma mücadelesine girişti. Bu mücadelede en muazzam sıçrama da Cumhuriyetimizin ilanı oldu.
Cumhuriyetimiz; yıllar süren acı ve gözyaşının, dökülen onca kanın ardından milletimizin vardığı güvenli limandır. Cumhuriyetimiz özgürlüğümüzün ve bağımsızlığımızın teminatıdır.
Bu duygu ve inançla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı kutluyorum. Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, silah arkadaşlarını ve bu vatan uğruna canını feda eden bütün kahramanlarımızı saygıyla, rahmetle ve minnetle anıyorum. Ruhları şad, emanetleri sonsuza dek namusumuz olsun.



