DİYEN SİSTEME İSYAN EDİYORUM!”
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Tekirdağ’ın kalkınma sorunlarını değerlendirdi. Tekirdağ’ın üretmesine rağmen kalkınma ve refah bakımından geriye gittiğini belirten Taşçı, “Üret ama karşılığı kanserin başkenti olmak olsun, üret ama zehir solu diyen sisteme isyan ediyorum.” dedi.
TBMM’de düzenlediği basın toplantısında 2027 yılı bütçe görüşmelerini de değerlendiren İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, bütçenin bölgesel kalkınma ve illerin ihtiyaçları açısından beklentileri karşılamadığını söyledi. Görüşmelerin altı gündür devam ettiğini hatırlatan Taşçı, aylardır bölgelerden ve illerden dile getirdikleri sorunların çözümüne yönelik bütçede henüz herhangi bir işaret göremediklerini ifade etti.
Bölgesel kalkınma eşitsizliklerinin yalnızca etnik kimlik üzerinden ele alınmasına karşı çıkan Taşçı, kalkınma ve refahın Türkiye’nin 81 ili için talep edilmesi gerektiğini vurguladı. Taşçı, “Biz kalkınmayı Türkiye’nin 81 şehri için de talep ediyoruz. Biz refahı Türkiye’nin 81 şehri için de talep ediyoruz. Kimsenin kimsenin gerisinde kalmadığı, bırakılmadığı bir iktisadi perspektif bekliyoruz iktidardan.” ifadelerini kullandı.
“TEKİRDAĞ, ÜRETİRKEN GELİŞMİŞLİK SIRALAMASINDA GERİLEDİ”
Tekirdağ’ın yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunların ihmalin etnik kimlikle ilgili olmadığını, ayrımcılık ve bölgesel eşitsizlik politikalarının başka şehirleri de etkilediğini gösterdiğini belirten Taşçı, ilin gelişmişlik sıralamasındaki gerilemesine dikkat çekti.
SEGE 2017 verilerinde birinci gelişmişlik kademesinde bulunan Tekirdağ’ın SEGE 2025 verilerinde ikinci kademeye gerilediğini hatırlatan Taşçı, bu gerilemenin tarımsal ve sanayi üretiminin devam ettiği bir dönemde yaşandığını vurguladı.
Tekirdağ’ın imalat sanayii istihdamının sigortalı istihdam içerisindeki oranında yüzde 41,51 ile Türkiye birincisi, istihdam oranında ise ikinci sırada bulunduğunu belirten Taşçı, şöyle konuştu:
“Dolayısıyla ben Tekirdağ milletvekili olarak isyan ediyorum. Tekirdağ’a ‘Sen üret ama karşılığında refah bekleme.’ diyen sisteme isyan ediyorum! Üret ama karşılığı ‘kanserin başkenti olmak’ olsun diyen sisteme isyan ediyorum! Üret ama zehir solu diyen sisteme isyan ediyorum! Üret ama çocukların hâlâ kalabalık sınıflarda, hâlâ sabunsuz okullarda okusun; sınıfları öğretmenler temizlesin, çocukların askıda tostla beslensin. Üret ama hastaların altı aydan önceye randevu bulamasın diyen sisteme isyan ediyorum”
“YILLARCA SIRTINDAN KAZANDIĞINIZ BÖLGEYİ ŞİMDİ BİR KENARA MI ATIYORSUNUZ?”
Sanayinin Marmara Bölgesi’nde yoğunlaştığı gerekçesiyle Anadolu’ya taşınmasının gündeme getirilmesini de eleştiren Taşçı, bu sürecin plansız ve duyarsız biçimde yürütülemeyeceğini söyledi.
Türkiye’nin üretim ve finans kapasitesinin deprem riski altındaki metropollerde yoğunlaşmasının doğru olmadığını ancak sanayinin Marmara’dan taşınmasının da bölgenin yıllardır yaşadığı sorunlar dikkate alınmadan gerçekleştirilemeyeceğini belirten Taşçı, şu ifadeleri kullandı:
“Biz yıllarca sizin toprağınızı zehirledik ve tükettik, tarım da yapılamaz hâle getirdik. Suyunuzu zehirledik, tükettik ve sizi susuzluğa mahkûm ettik. Havanızı zehirledik ve bölgenizi yaşanamaz hâle getirdik. Sizi tepe tepe kullandık ve şimdi de bir kenara atıyoruz diyerek mi yapılır bu iş? Bu kadar plansız mı yapılır? Bu kadar duyarsız mı yapılır?”
Tekirdağ’da işsizliğin bir yılda 1 puan arttığını belirten Taşçı, yalnızca son bir iki yıl içerisinde küçülme nedeniyle en az 25 bin, işletmelerin kapanması nedeniyle ise yaklaşık 15 bin kişinin işsiz kaldığının öngörüldüğünü ifade etti. Sanayinin taşınması veya dönüştürülmesi gündeme getirilirken istihdam krizine yönelik tedbirlerin de geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Tekirdağ’ın Türkiye’nin en büyük organize sanayi bölgelerinden bazılarına ve limanlarıyla dış ticareti yönlendirebilecek stratejik bir konuma sahip olduğuna dikkat çeken Taşçı, mevcut tesislerin rehabilitasyonu, çöken altyapının yenilenmesi, yetersiz arıtma tesislerinin desteklenmesi ve OSB maliyetlerinin düşürülmesi gibi konuların öncelikle ele alınmasını istedi.
“SANAYİCİMİZ NEFES ALAMIYOR, CEZA DEĞİL ÖDÜL BEKLİYORUZ”
Tekirdağ sanayisinin yüksek enerji ve ham madde maliyetleri, küresel ticaretteki daralma ve Avrupa pazarındaki rekabet gücünü koruma ihtiyacı nedeniyle ciddi baskı altında olduğunu belirten Taşçı, ihracatçıyı destekleyecek somut adımların acilen atılması gerektiğini söyledi.
Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nin Yeşil OSB belgesini altın seviyeye yükselttiğini hatırlatan Taşçı, çevreye duyarlı üretim yapan sanayicilerin cezalandırılmak yerine ödüllendirilmesi gerektiğini vurguladı:
“Çerkezköy Organize Sanayi Bölgemiz Yeşil OSB belgesini altın seviyeye çıkardı! Ceza değil ödül bekliyoruz buna, pozitif ayrımcılık bekliyoruz! Yeşil sanayi dönüşüm bütçesinden hak ettiğimiz payı alabilmek istiyoruz. İnsanımızın zehirlenmesini, sanayicimizin de arıtma tesislerinden çıkan çamurların bertaraf maliyeti altında ezilmesini istemiyoruz. Büyük maliyetli çevre projelerinin bakanlık himayesinde yürütülmesini bekliyoruz.” Düşük karbonlu üretim hedefleri açıklanırken Malkara ve Hayrabolu OSB’lerinin doğal gaza geçiş konusunda yıllardır beklediği desteğin sağlanmamasını da eleştiren Taşçı, çevreci dönüşümün yalnızca söylemde kalmaması gerektiğini ifade etti.
“TÜRKİYE ÜRETİMİ TERK EDİYOR, KOBİ’LER İÇİN FAİZSİZ DÖNÜŞÜM KREDİSİ ŞART”
Türkiye’nin üretimden uzaklaşarak hizmet sektörüne sıkışması tehlikesine dikkat çeken Taşçı, KOBİ’lere yönelik faizsiz dönüşüm kredilerinin derhal devreye alınmasını istedi.
Sanayi bölgelerinin liman ve demiryolu bağlantılarının güçlendirilmesi, lojistik hat projelerinin sanayicinin maliyetini düşürecek şekilde finanse edilmesi gerektiğini belirten Taşçı, küçük işletmelerin üretim araçlarını satarak faaliyetlerini sonlandırmak zorunda kaldığına işaret etti.
Taşçı, “Küçük işletmeci dikiş makinesini, nakış makinesini, torna makinesini satarken ekonominin hizmet sektörüne sıkışmasını önleyecek tedbirler bekliyoruz.” dedi.
COP31 ev sahipliğinin de Türkiye’nin çevre politikalarındaki sorunları ortadan kaldırmadığını ifade eden Taşçı, Avrupa’nın plastik çöplüğü hâline getirilen bir ülkede iklim ve çevre hassasiyeti söylemlerinin inandırıcılığını kaybettiğini söyledi. Türkiye’nin pazar kaybetme riskine karşı somut adımlar atılması ve sanayicinin uluslararası rekabet gücünün korunması gerektiğini vurguladı.
VELİMEŞE KÖPRÜLÜ KAVŞAK PROJESİ İÇİN TARİH İSTEDİ
Basın toplantısının son bölümünde Tekirdağ’ın ulaşım sorunlarına da değinen Taşçı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun Velimeşe’deki köprülü kavşak projesini üstlendiklerine yönelik açıklamasını hatırlattı.
Projenin ne zaman hayata geçirileceğinin artık net bir tarihle açıklanmasını isteyen Taşçı, bölgedeki esnafın ekonomik koşullar nedeniyle giderek zorlandığını belirterek sözlerini şöyle tamamladı:
“Biz artık bu projenin ne zaman hayata geçirileceğini bilmek, net bir tarih duymak istiyoruz! Ve bunu, işleri beşte bir oranında düşen esnaf tümden kepenk indirmeden duymak istiyoruz!”



