Reklam
Reklam
MANŞET

DİK DURMAK HER ZAMAN ERDEMDİR: EĞİLMEK KOLAY, ONURLU KALMAK ZORDUR!

DİK DURMAK HER ZAMAN ERDEMDİR: EĞİLMEK KOLAY, ONURLU KALMAK ZORDUR!

Hayatın her döneminde insanı sınayan makamlar, menfaatler ve çıkar ilişkileri vardır. Kimi bu sınavı eğilerek geçer, kimi de bedel ödemeyi göze alarak onurundan ödün vermez. Çünkü gerçek karakter, insanın gücü elindeyken değil, zor zamanlarda belli olur.

HER RÜZGÂRA GÖRE YÖN DEĞİŞTİRMEK KARAKTER DEĞİLDİR!

Hayatta bazı insanlar vardır; rüzgâr nereden eserse oraya döner, güç kimdeyse onun yanında saf tutar, çıkar nerede ise oraya yönelir. Dün söylediklerini bugün inkâr eder, dün savunduklarına bugün sırtını çevirirler. Yeter ki menfaatleri zarar görmesin, yeter ki kendi hesapları bozulmasın.

Oysa insan olmak, her dönemin güçlü olanına göre şekil almak değildir. Asıl mesele, şartlar değiştiğinde de aynı insan kalabilmektir. Çünkü karakter, çıkarların değiştiği yerde kendini belli eder.

DİK DURMAK, HER ŞEYE BOYUN EĞMEMEKTİR!

Dik durmak, herkese karşı çıkmak, her söze itiraz etmek ya da kendini herkesten üstün görmek değildir. Dik durmak; kimseye haksızlık etmeden, kimsenin hakkına girmeden, doğru bildiğin yoldan sapmadan yürüyebilmektir.

Bazen doğruyu söylediğin için yalnız kalırsın. Bazen haksızlığa karşı çıktığın için dışlanırsın. Bazen de susmadığın, eğilmediğin ve boyun eğmediğin için yanlış anlaşılır, hatta hedef gösterilirsin.

Ama unutma, insanın kalabalıklar içinde kendini kaybetmesindense, yalnızlık içinde onurunu koruması çok daha değerlidir.

MAKAMLAR GEÇİCİ, KARAKTER KALICIDIR!

İnsanı değerli kılan oturduğu koltuk, taşıdığı unvan, sahip olduğu makam ya da çevresindeki kalabalık değildir. Bunların hepsi gün gelir değişir. Bugün alkışlayanlar yarın sırtını dönebilir. Bugün yanında görünenler, çıkarları bittiğinde seni bir anda unutabilir.

Asıl mesele, bütün bunlar elinden alındığında geriye nasıl bir insan kaldığındır.

Çünkü makam insanı büyütmez; insan, bulunduğu makama değer katar. Unvanlar insanı saygın yapmaz; saygınlığı belirleyen, insanın davranışları ve karakteridir.

TEVAZU BAŞKA, ONURUNDAN TAVİZ VERMEK BAŞKADIR!

Elbette insan gerektiğinde hatasını kabul etmeli, özür dilemesini bilmeli, eleştiriye açık olmalıdır. Ancak alçakgönüllü olmakla kişiliğinden ödün vermek, sabırlı olmakla haksızlığa boyun eğmek birbirine karıştırılmamalıdır.

Her suskunluk olgunluk, her geri adım erdem değildir. Bazen susmak en doğru davranıştır ama bazen de susmak, haksızlığa ortak olmaktır.

Dik duruş, işte tam da burada anlam kazanır. İnsan ne zaman konuşacağını, ne zaman susacağını ve hangi değerlerden asla vazgeçmeyeceğini bilmelidir.

EN BÜYÜK ZAFER, VİCDANINLA BAŞ BAŞA KALDIĞINDA HUZURLU OLABİLMEKTİR!

Hayat herkesi bir şekilde sınar. Kimi para karşısında, kimi makam karşısında, kimi de güç ve itibar karşısında kendini ele verir.

Önemli olan, bu sınavlardan geçerken insanlığını kaybetmemektir. Herkesin gönlüne girmek, her masada yer bulmak, herkes tarafından sevilmek zorunda değilsin.

Yeter ki kimsenin hakkını yeme, kimseye haksızlık etme, menfaat uğruna dün savunduğun doğruları bugün inkâr etme. Aynaya baktığında kendinden utanma, geçmişini hatırladığında vicdanınla hesaplaşmak zorunda kalma.

Çünkü insanın en büyük serveti, başkalarının gözündeki itibarı değil, kendi vicdanındaki huzurudur.

SON SÖZ: BAŞINI EĞME, AMA KİMSENİN BAŞINI DA EĞDİRME!

Hayatta her şey değişir. Dostluklar, makamlar, ilişkiler, güç dengeleri ve menfaatler… Bugün yanında olanlar yarın olmayabilir. Bugün seni alkışlayanlar, yarın seni eleştirebilir.

Fakat bütün bu değişimin ortasında değişmemesi gereken tek şey vardır: İnsanın karakteri ve duruşu.

Dik durmak bazen yalnız kalmayı, bazen kaybetmeyi, bazen de bedel ödemeyi gerektirir. Ama insan onurunu koruyarak kaybettiğinde bile aslında kaybetmiş sayılmaz.

Unutmayalım; makamlar geçici, koltuklar emanet, menfaatler gelip geçicidir. Geriye insanın bıraktığı iz, söylediği söz ve sergilediği karakter kalır.

Benim için önemli olan kimin yanında durduğun değil, hangi değerlerin arkasında durabildiğindir.

Çünkü dik durmak bir tercih değil, insanın karakterine yakışan en büyük erdemlerden biridir.

Eğilmek kolaydır; asıl mesele, hiçbir çıkar uğruna kendinden vazgeçmeden dimdik kalabilmektir!

Hasan GİRGİN

Reklam
Reklam

Tekirdağ Yerel Gazeteler

Tekirdağ gazeteleri alınamadı.