Cumhuriyetimizin temellerinin atıldığı, ölümsüzlüğünün taçlandığı, Ulusumuz ortaya koyduğu güç ve iradesinin tarihin bağrına altın harflerle yazdırıldığı 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun.
30 Ağustos Zaferi, işgal güçlerine teslim olmayı ret edip bir ülkeyi yeniden ayağa kaldırmanın adıdır. Millet olma bilincini işgalci yedi düvele karşı savunma iradesidir.
30 Ağustos, Anadolu’nun dört bir yanı taarruz altındayken Kuvayımilliye Harekâtıyla düşmana geçit vermeyen ve Mustafa Kemal Paşa’nın; “Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı, vatandaşın kanıyla ıslanmadıkça terk olunamaz.” emriyle 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muhaberesi, Büyük Taaruz, 30 Ağustos Zaferi ve nihayetinde 9 Eylül düşmanın denize döküldüğü kutlu mücadelenin simgesidir.
Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin temeli burada sağlamlaştırıldı, ölümsüz yaşayışı burada taçlandırıldı. Bu alanda akan şehit kanları, devletimizin ve Cumhuriyet’imizin ebedi koruyucularıdır. Ulusumuz burada kazandığı zaferle, ortaya koyduğu gücü ve iradesini, bir kez daha tarihin bağrına altın harflerle yazdırdı.
104 yıl sonra, bugün de bu tarihsel sorumlulukla asırlık Cumhuriyete ve değerlerine, milli iradeye, hukukun üstünlüğüne, demokrasinin vazgeçilmezliğine sahip çıkmak ve korumak her bir yurttaşın birincil görevidir. Ta ki; İçinde bulunduğumuz ekonomik ve sosyal sorunlar bir an evvel aşılsın ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti muasır medeniyetler seviyesinin üstüne taşınsın. Bizim de yegâne gayemiz budur.
Bu duygularla Büyük Zaferin 104. yıldönümünde başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’mizin bütün kahramanlarını, vatanımız uğruna canlarını feda eden aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmet, minnet anıyorum.
Cem AVŞAR
Tekirdağ Milletvekili



