14 Temmuz 2026 Salı
Sağlık Güvencesinde Ekonomik ve Avantajlı Dönem
Artan sağlık harcamaları, bireyleri ve aileleri daha ekonomik çözümler aramaya yönlendirirken, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası sunduğu avantajlarla öne çıkıyor. SGK güvencesi bulunan vatandaşların özel hastanelerde fark ücreti ödemeden veya çok düşük maliyetlerle sağlık hizmeti almasını sağlayan Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, hem bütçeyi koruyor hem de kaliteli sağlık hizmetine kolay erişim sunuyor.
Yılın Kampanyası Büyük İlgi Görüyor
Akis Sigorta tarafından başlatılan “Tamamlayıcı Sağlık Sigortasında Yılın Kampanyası”, avantajlı fiyat seçenekleri ve kapsamlı teminatlarıyla dikkat çekiyor. Kampanya kapsamında farklı yaş grupları ve ihtiyaçlara uygun özel teklifler hazırlanırken, sigortalılar bütçelerine uygun poliçelerle sağlık güvencesine kavuşabiliyor.
Geniş Anlaşmalı Hastane Ağı
Tamamlayıcı Sağlık Sigortasının en önemli avantajlarından biri de geniş anlaşmalı hastane ağıdır. Sigortalılar, Türkiye genelindeki birçok özel hastanede muayene, tetkik ve tedavi hizmetlerinden kolaylıkla yararlanabiliyor. Böylece hem kaliteli sağlık hizmetine hızlı ulaşım sağlanıyor hem de yüksek sağlık giderlerinin önüne geçiliyor.
Avantajlı Fiyatlar ve Kişiye Özel Teklifler
Kampanya kapsamında sunulan uygun fiyat avantajları sayesinde sağlık sigortasına sahip olmak artık çok daha kolay hale geliyor. Yaş, meslek ve sağlık durumuna göre hazırlanan kişiye özel teklifler, her bütçeye uygun seçenekler sunuyor. Böylece bireyler ve aileler ihtiyaçlarına en uygun poliçeyi tercih edebiliyor.
Neden Tamamlayıcı Sağlık Sigortası?
Tamamlayıcı Sağlık Sigortası;
Sağlığınızı Ertelemeyin
Uzmanlar, sağlık sorunları ortaya çıkmadan önce güvence altına alınmanın büyük önem taşıdığına dikkat çekiyor. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, hem bireyler hem de aileler için geleceğe güvenle bakmanın en önemli yollarından biri olarak değerlendiriliyor.
Detaylı Bilgi İçin İletişime Geçin
Tamamlayıcı Sağlık Sigortasında yılın kampanyasından yararlanmak, avantajlı fiyatlar ve size özel teklif seçenekleri hakkında detaylı bilgi almak için Akis Sigorta ile iletişime geçebilirsiniz.
Akis Sigorta
Belgin Koç & Yağmur Koç
İletişim: 0546 916 42 15
Sağlığınızı güvence altına almak için şimdi harekete geçin; avantajlı kampanya fırsatlarını kaçırmadan size en uygun Tamamlayıcı Sağlık Sigortası teklifini alın.
Tekirdağ’ın Süleymanpaşa ilçesinde dün akşam saatlerinde yaşanan dolu afeti nedeniyle Ferhadanlı, Ahmedikli, Hacıköy ve Seymenli Mahallelelerinde ayçiçek ve karpuz tarlaları büyük zarar gördü. Çiftçileri ziyaret eden CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. İlhami Özcan Aygun, “Girdi maliyetleri nedeniyle büyük çıkmazda olan çiftçiyi şimdi de dolu vurdu. Tarımsal sigortalı (TARSİM) olmayan çiftçilerin zararı da acilen karşılansın” dedi.
CHP Tekirdağ Milletvekili Dr. İlhami Süleymanpaşa ilçemize bağlı Ahmedikli, Ferhadanlı, Hacıköy ve Seymenli Mahalleleri’ni ziyaret ederek, yaşanan dolu zararını yerinde tespit etti. Çiftçiler ile görüşen Aygun, “Ferhadanlı’da karpuz, kavun, ayçiçek ve domates tarlaları büyük zarar görmüş. Karpuzların yeşil aksamları kopmuş, üzerinden testere geçmiş gibi görüntü var” dedi.
Çiftçinin darboğazda olduğuna işaret eden Aygun, “Girdi maliyetleri yükselmişti, buna dolu zararı da eklendi. TARSİM Genel Müdürü ile konuştuk, çözümleri sağlanacak, sigortalı çiftçilerin çözümü sağlanacak. Sigortası olmayan vatandaşlar için de Cumhurbaşkanlığı devreye girip, mağduriyeti çözsün” dedi.
Ferhadanlı’da çiftçilik yapan Ferhat Kara, dolu zararı sonrası büyük sıkıntı oluştuğunu belirterek, araziyi dolaştıktan sonra tam zararın ortaya çıkacağını kaydetti.

Yaz aylarında hava sıcaklığının ve nem oranının artması, vücudun sıvı ve mineral dengesini etkileyebilir. Özellikle hipertansiyon, kalp-damar veya böbrek hastalığı bulunanlar, ileri yaştaki bireyler ve düzenli ilaç kullananlar sıcak havalardan daha fazla etkilenebilir.
Vücut, sıcak havalarda ısısını düşürmek amacıyla terlemeyi artırır ve cilt damarlarını genişletir. Terlemeyle birlikte sıvı ve mineral kaybı meydana gelebilir. Bu durum, özellikle yeterli su tüketilmediğinde veya uzun süre güneş altında kalındığında tansiyonun düşmesine, baş dönmesine, halsizliğe ve bayılma hissine yol açabilir. Bazı kişilerde ise sıcak hava, stres, aşırı kafein tüketimi, düzensiz ilaç kullanımı veya eşlik eden sağlık sorunları nedeniyle tansiyon değerlerinde yükselme ya da belirgin dalgalanmalar görülebilir.
Hipertansiyon çoğu zaman belirgin bir şikâyete neden olmaz. Bu nedenle tansiyon hastalarının yalnızca belirtilere göre hareket etmemesi, ölçümlerini düzenli olarak takip etmesi önemlidir. Baş dönmesi, bayılma hissi, çarpıntı, nefes darlığı, göğüs ağrısı, görmede değişiklik, olağan dışı halsizlik veya bilinç bulanıklığı gibi yakınmalar dikkate alınmalıdır. Baş ağrısı, kulak çınlaması ve burun kanaması ise yalnızca yüksek tansiyona özgü belirtiler değildir; farklı nedenlerle de ortaya çıkabilir.
Tansiyon doğru şekilde ölçülmeli
Tansiyon ölçümünden önce en az beş dakika dinlenilmeli; son 30 dakika içinde egzersiz yapılmamalı, sigara ve kafein tüketilmemelidir. Ölçüm sırasında sırt desteklenmeli, ayaklar yere basmalı, bacak bacak üzerine atılmamalı ve kol kalp seviyesinde tutulmalıdır. Uygun büyüklükte manşeti bulunan, üst koldan ölçüm yapan doğrulanmış bir cihaz tercih edilmelidir.
Tek bir yüksek veya düşük ölçüm her zaman ciddi bir sorun olduğu anlamına gelmez. Olağan dışı bir değer saptandığında kişi birkaç dakika dinlendikten sonra ölçümü tekrar etmeli ve sonuçları kaydetmelidir. Tekrarlayan belirgin değişikliklerde hekime başvurulmalıdır.
Sıcak havalarda nelere dikkat edilmeli?
Günün en sıcak saatlerinde uzun süre doğrudan güneş altında kalınmamalı; mümkün olduğunca serin, gölgeli veya iyi havalandırılan ortamlar tercih edilmelidir. Açık renkli, hafif ve bol kıyafetler giyilmelidir.
Fiziksel aktivite tamamen bırakılmamalıdır. Ancak yürüyüş ve egzersizler sabah erken veya akşam saatlerine alınmalı; çok sıcak ve nemli günlerde egzersizin süresi ve şiddeti azaltılmalıdır. Aktivite sırasında sık aralıklarla mola verilmeli ve vücudun verdiği uyarılar dikkate alınmalıdır.
Yeterli su tüketimi, sıcak havalarda sıvı kaybını önlemek açısından önemlidir. Bununla birlikte kalp yetmezliği, ileri böbrek hastalığı veya sıvı kısıtlaması gerektiren başka bir sağlık sorunu bulunan kişiler, içmeleri gereken günlük sıvı miktarını kendi kararlarıyla artırmamalı ve hekimlerinin önerisine göre hareket etmelidir.
Hazır ve işlenmiş gıdalar, aşırı tuz, fazla miktarda kafein ve alkol tansiyon kontrolünü olumsuz etkileyebilir. Ancak yoğun terleme yaşayan kişilerin de gelişigüzel tuz veya elektrolit takviyesi kullanması doğru değildir. Özellikle kalp ve böbrek hastalarının bu tür ürünleri kullanmadan önce hekimlerine danışmaları gerekir.
İlaçlar kendi kararıyla değiştirilmemeli
Bazı tansiyon ilaçları, özellikle idrar söktürücüler, sıcak havalarda sıvı kaybı, tansiyon düşüklüğü ve elektrolit bozukluğu riskini artırabilir. Buna rağmen tansiyon ilacı kullanan kişilerin ilaçlarını kendi kararlarıyla azaltması, artırması, düzensiz kullanması veya bırakması uygun değildir.
Yaz aylarında tekrarlayan baş dönmesi, bayılma hissi, olağandan düşük tansiyon değerleri veya belirgin tansiyon yükselmeleri ortaya çıkarsa ilaçların ve sıvı tüketiminin yeniden değerlendirilmesi için hekime başvurulmalıdır.
Hangi durumlarda acile başvurulmalı?
Ani başlayan şiddetli göğüs ağrısı, nefes darlığı, bilinç bulanıklığı, konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, bayılma ya da görmede ani kayıp gibi belirtiler acil değerlendirme gerektirir.
Tansiyonun 180/120 mmHg veya üzerinde ölçülmesi durumunda birkaç dakika dinlenildikten sonra ölçüm tekrarlanmalıdır. Değer hâlâ bu düzeydeyse sağlık kuruluşuyla iletişime geçilmelidir. Bu değerlere göğüs ağrısı, nefes darlığı, görme değişikliği, konuşma bozukluğu, uyuşma veya güçsüzlük gibi belirtiler eşlik ediyorsa vakit kaybetmeden 112 aranmalıdır.
Yaz aylarında tansiyon dengesini korumanın temel yolu; yeterli ve kişiye uygun sıvı tüketmek, aşırı sıcaktan korunmak, ilaçları düzenli kullanmak ve tansiyon ölçümlerini doğru biçimde takip etmektir.
Uzm.Dr.Muhammed Cabir ÖZDEMİR- Dahiliye Uzmanı
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, yaz sezonunda çevre ve halk sağlığını önceleyen çalışmalarıyla denizlerde güveni sürdürüyor. Şarköy’deki 14 halk plajından alınan deniz suyu numunelerinin resmi analizlerinde tüm plajların yüzmeye uygun olduğu belirlenirken, deniz suyu temizlik oranı yüzde 99,52 olarak ölçüldü.
14 PLAJDAN 14’Ü DE YÜZMEYE UYGUN
29 Haziran 2026 tarihinde Şarköy’deki 14 halk plajından alınan deniz suyu numuneleri, Tekirdağ Halk Sağlığı Laboratuvarı tarafından mikrobiyolojik açıdan incelendi. Yapılan analizlerde tüm plajların Sağlık Bakanlığı’nın belirlediği kriterleri karşıladığı tespit edildi.
Mürefte, Hoşköy, Uçmakdere, Şarköy merkez ve diğer tüm halk plajlarından alınan numunelerde E. coli ve Enterokok değerleri yönetmelikte belirlenen sınırların oldukça altında kaldı. Böylece 14 plajın tamamı “yüzmeye uygun” olarak değerlendirildi.
TEMİZLİK ORANI YÜZDE 99,52
Analiz sonuçlarına göre Şarköy sahillerindeki deniz suyu temizlik oranı yüzde 99,52 olarak belirlendi. Elde edilen sonuçlar, bölgedeki deniz suyu kalitesinin yüksek seviyede olduğunu ortaya koyarken, vatandaşların yaz sezonunu güvenli ve sağlıklı bir ortamda geçirebilmesine önemli katkı sağladı.
HALK SAĞLIĞI VE ÇEVRE ÖNCELİKLİ ÇALIŞMALAR SÜRÜYOR
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, vatandaşların temiz ve güvenli sahillerde denizin keyfini çıkarabilmesi için ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çevre ve halk sağlığını önceleyen çalışmalarını sürdürüyor. Düzenli olarak gerçekleştirilen deniz suyu analizleriyle sahiller yakından takip edilirken, elde edilen veriler kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmaya devam ediyor.
HANGİ KRİTERLERE GÖRE DEĞERLENDİRİLİYOR?
Sağlık Bakanlığı kriterlerine göre deniz suyu kalitesi; E. coli ve Enterokok gösterge bakterilerinin seviyeleri esas alınarak değerlendiriliyor. Şarköy sahillerinden alınan son numunelerde bu değerlerin tamamının sınır değerlerin altında kalması, bölgedeki deniz suyu kalitesinin yüksek standartlarını bir kez daha ortaya koydu.
“DENİZLERİMİZİ KORUMAK EN ÖNEMLİ SORUMLULUKLARIMIZDAN BİRİ”
Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, çevre ve halk sağlığını koruyan çalışmaların devam edeceğine vurgu yaparak, “Hemşehrilerimizin yaz mevsimini güvenle ve huzur içinde geçirebilmesi için çevremizi, denizimizi ve halk sağlığını koruyan çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Şarköy’deki halk plajlarımızda elde edilen bu sonuçlar, denizlerimizi koruma konusundaki hassasiyetimizin ve sürdürülebilir çevre anlayışımızın önemli bir göstergesidir. Bu anlayışla, gelecek nesillerimize daha temiz bir çevre ve sağlıklı denizler bırakmak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” diye konuştu.

Türkiye’nin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini hedef alan terör örgütlerine karşı Türk Milleti’nin sergilediği kararlı duruşun, ülkenin en büyük gücü olduğuna vurgu yapan Kırklareli Ticaret ve Sanayi Odası (Kırklareli TSO) Yönetim Kurulu Başkanı Soner Ilık, vatanın ve milletin bekasına göz koymuş hainler tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişiminin 10. Yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamasında şunları kaydetti:
“Aziz Türk Milleti, tarih boyunca karşı karşıya kaldığı her türlü zorluğu birlik, beraberlik ve dayanışma ruhuyla aşmasını bilmiş büyük bir millettir. Ülkemizin huzurunu, güvenliğini, ekonomik istikrarını ve geleceğini hedef alan terör örgütleri, hiçbir zaman emellerine ulaşamayacaktır. Çünkü bu millet, söz konusu vatan olduğunda ayrılıkları bir kenara bırakarak tek yürek olmayı başaran güçlü bir karaktere sahiptir. Terörün amacı yalnızca can kaybına neden olmak değildir. Aynı zamanda toplumsal huzuru bozmak, ekonomik kalkınmayı sekteye uğratmak, yatırım ortamını olumsuz etkilemek, üretimi zayıflatmak ve milletimizin geleceğe olan güvenini sarsmaktır. Ancak milletimizin gösterdiği sağduyu, devletimizin kararlı mücadelesi ve güvenlik güçlerimizin fedakârlıkları sayesinde bu kirli planlar hiçbir zaman başarıya ulaşamayacaktır. Bugün görüyoruz ki, güçsüz bir Türkiye hayali kuran terör örgütleri ve onları destekleyen odaklar, milletimizin sergilediği birlik ruhu karşısında başarısız olmaya mahkûmdur. Türkiye Cumhuriyeti güçlü devlet yapısı, köklü demokrasi geleneği, dinamik ekonomisi ve her geçen gün büyüyen üretim kapasitesiyle yoluna emin adımlarla devam etmektedir. İş dünyasının temsilcileri olarak bizler de biliyoruz ki ekonomik kalkınmanın en önemli şartlarından biri güven ve istikrardır. Terörün hedef aldığı alanlardan biri de ekonomik gelişimdir. Ancak üreten, yatırım yapan, istihdam oluşturan ve ihracatını artıran Türkiye, bu saldırılara en güçlü cevabı çalışarak, üreterek ve büyüyerek vermektedir. Sanayicimiz, tüccarımız, esnafımız ve girişimcilerimiz ülkemizin kalkınma mücadelesinin en önemli aktörleridir. Kırklareli iş dünyası olarak ülkemizin birlik ve beraberliğini her şeyin üzerinde görüyoruz. Türkiye’nin ekonomik gücünün artması, uluslararası alanda daha etkin bir konuma ulaşması ve vatandaşlarımızın refah seviyesinin yükselmesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz. Çünkü güçlü ekonomi, güçlü Türkiye demektir. Milletimizin sahip olduğu kardeşlik bilinci, ortak değerler etrafında kenetlenme iradesi ve vatan sevgisi, ülkemizi hedef alan her türlü tehdidi bertaraf edecek en büyük güçtür. Devletimizin kurumlarına olan güvenimiz tamdır. Güvenlik güçlerimizin fedakârca yürüttüğü mücadeleye gönülden destek veriyoruz. Türkiye’nin geleceği, terörün değil; üretimin, yatırımın, bilimin, teknolojinin, kalkınmanın ve kardeşliğin üzerine inşa edilecektir. Bizler, ayrıştıran değil birleştiren, ötekileştiren değil kucaklaştıran anlayışın yanında olmaya devam edeceğiz. Çünkü bu ülke hepimizin ortak evidir ve bu vatan üzerinde yaşayan her vatandaşımızın huzuru, güvenliği ve geleceği ortak sorumluluğumuzdur. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki Türk Milleti dün olduğu gibi bugün de yarın da tek yürek olmaya devam edecek, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne kasteden hiçbir yapıya fırsat vermeyecektir. Güçlü devlet, güçlü millet anlayışıyla yoluna devam eden Türkiye, her alanda büyümesini sürdürecek ve dünyaya gücünü göstermeye devam edecektir. Teröre verilecek en güçlü cevap; birlik, beraberlik, üretim, kalkınma ve milli dayanışmamızı daha da güçlendirmektir. Bizler de bu anlayışla ülkemiz için çalışmayı, üretmeyi ve değer oluşturmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile; 15 Temmuz 2016’da vatanımızın ve milletimizin bekasına göz koymuş hainler tarafından gerçekleştirilmeye çalışılan darbe girişimini 10. Yıldönümü’nde bir kez daha lanetliyor, bu menfur olayda hayatını kaybetmiş Şehitlerimizi rahmetle anıyor, Gazilerimize şükranlarımı sunuyor ve Yüce Allah’tan ülkemize bir daha böyle bir olay yaşatmamasını diliyorum.”

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.