• HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
İYİ Parti’nin itirazları karşılık buldu: Öğrenci affının kapsamı genişletildi

İYİ Parti’nin itirazları karşılık buldu: Öğrenci affının kapsamı genişletildi

ABONE OL
31 Temmuz 2026 23:28
İYİ Parti’nin itirazları karşılık buldu: Öğrenci affının kapsamı genişletildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, dün gece Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülerek kanunlaşan öğrenci affı düzenlemesi üzerine söz aldı. Taşçı, düzenlemenin ilk hâlinde daha önce öğrenci affından yararlanmış olanların yeniden aftan faydalanmasını engelleyen hükme itiraz ettiklerini belirterek, yapılan değişiklikle bu yanlıştan dönüldüğünü söyledi.

Öğrenci affının temel felsefesinin eğitim hayatı kesintiye uğrayan kişilere yükseköğrenimlerini tamamlayabilmeleri için yeni bir fırsat sunmak olduğunu ifade eden Taşçı, düzenlemenin temelinde hakkaniyet ilkesinin bulunması gerektiğini vurguladı.

Taşçı, “Eğitim bir defaya mahsus olarak tanınan bir hak değildir, yükseköğretime erişim bir defaya mahsus tanınan bir imkân değildir. Bu nevi düzenlemeleri yaparken önceki aflardan yararlananları kategorik olarak kapsam dışında bırakmaya kalkarsanız kanunu hem sosyal amacından koparırsınız hem de hak kullanımını bir dışlanma sebebine dönüştürmüş olursunuz.” dedi.

Düzenlemenin ilk hâlinde öğrenci affından yararlanmanın, daha önce bu kapsamda tanınan haklardan faydalanmamış olma şartına bağlandığını hatırlatan Taşçı, İYİ Parti’nin itirazları ve yapıcı eleştirileri sonucunda bu hükümden vazgeçildiğini belirtti.

Taşçı, “Millî Eğitim Komisyonu üyelerine teşekkür ediyorum. Eğitim Politikaları Başkanımız Şenol Sunat’ın da diğer üyelerin de ısrarla ifade ettiği yapıcı eleştiri ve itirazlara kulak verdiler, ortak akıl işletilerek bir yanlıştan dönülmüş oldu. Çünkü geçmişte bir aftan faydalanmış olmak, yükseköğrenimi tamamlayabilmiş olmak anlamına gelmiyor.” ifadelerini kullandı.

“Türkiye şartlarında eğitimi tamamlayamamış olmak normalleşti”

Türkiye’nin son yıllarda yaşadığı ekonomik kriz, derin yoksulluk, büyük deprem felaketi ve yükseköğretimde barınma sorunlarının öğrencilerin eğitim hayatını sürdürebilmesini zorlaştırdığını belirten Taşçı, yaşanan bu şartların eğitim hayatının yarıda kalmasına neden olduğunu söyledi.

İYİ Parti olarak vatandaşlara ve gençlere yükseköğretimlerini tamamlama fırsatı sunulmasını desteklediklerini ifade eden Taşçı, ancak kalıcı çözüm için yükseköğretim politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.

Taşçı, iktidara şu çağrıda bulundu:

“Bir an önce, hiç vakit kaybetmeden yükseköğretim diplomasına sahip olmayı anlamlı kılacak eğitim politikaları tesis etmek zorundasınız. Ülkenin ihtiyaç duyduğu kadroları tespitle, dünya yapay zekâdan süper zekâya evrilirken sektörlerin sürdürülebilirliklerinin analizi eşliğinde doğru bir yükseköğretim planlaması yapmak ve gençlere artık hayal satmaktan vazgeçmek zorundasınız.”

Mevcut öğrencilerin ve öğrenci affından yararlanarak eğitimine devam edecek gençlerin mezuniyet sonrasında işsizlik ve atama sorunuyla karşı karşıya kalmaması gerektiğini belirten Taşçı, “Atanamayan öğretmen adayı, atanamayan sağlık teknikeri, atanamayan ziraat mühendisi, atanamayan psikolog, atanamayan veteriner olarak mezun olmamalı. Milyonlarca genci, ihtiyaç fazlası muamelesi görmeye mahkûm etmeyecek bir yükseköğretim politikası tesis etmek zorundasınız.” dedi.

Taşçı’dan Doruk Madencilik işçileri için sert tepki

Konuşmasında Doruk Madencilik işçilerinin yaşadığı mağduriyete de değinen Taşçı, işçilerin ücretlerinin, fazla mesailerinin ve kıdem tazminatlarının ödenmediğini belirterek yaşananlara tepki gösterdi.

“Bugün sabah haberlerini izlerken ben bir insan olarak çok utandım, bir parlamenter olarak utandım.” diyen Taşçı, işçilerin ekonomik mağduriyetlerinin yanı sıra onurlarının da çiğnendiğini ifade etti.

Taşçı, işçilerin haklarının korunması gerektiğini vurgulayarak, “Bir hukuk devletinde hak aramak suç, hak yemek marifet olur mu?” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.

“Gazetecilere fiziksel müdahaleyi meşru gösteren talimat da kanunsuzdur”

Konuşmasının son bölümünde gazetecilere yönelik müdahaleleri de gündeme getiren Taşçı, siyasete basın sektöründen katılmış biri olarak gazetecilere yönelik uygulamalara itiraz ettiğini söyledi.

Anayasa’nın 28’inci maddesindeki “Basın hürdür” hükmünü hatırlatan Taşçı, gazetecilerin kamuoyunun haber alma hakkını yerine getirdiğini belirterek, Doruk Madencilik işçilerinin eylemlerinin kamu güvenliğine yönelik bir tehdit oluşturmadığını ifade etti.

Taşçı, “Doruk Madencilik işçileri devletin güvenliğini mi tehdit ediyor, devlete isyan mı ediyor? Hayır. O zaman, haber olmalarını engellemek de haberlerinin yapılmasını engellemek de Anayasa’yı ihlal suçudur.” dedi.

Gazetecilere yönelik fiziksel müdahalelerin “Talimat var” gerekçesiyle açıklanamayacağını belirten Taşçı, “Gazetecilere fiziksel müdahaleyi ‘Talimat var.’ diye açıklayan polislere verilen talimat da emir de kanunsuzdur. Gazeteciler değil, asıl müdahaleye muhtaç olan, o kanunsuz emri verenlerdir.” ifadelerini kullanarak konuşmasını tamamladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.