• HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
TEKSTİL SEKTÖRÜNE CAN SUYU ŞART

TEKSTİL SEKTÖRÜNE CAN SUYU ŞART

ABONE OL
31 Temmuz 2026 10:40
TEKSTİL SEKTÖRÜNE CAN SUYU ŞART
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, hazır giyim ve tekstil sektöründe yaşanan sorunları Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşıdı.

Avşar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kaçır tarafından cevaplaması istemiyle konuya ilişkin yazılı soru önergesi verdi.

Önergede, tekstil ve hazır giyimin ülkemiz açısından stratejik bir sektör olduğuna dikkat çeken Avşar, iktidarın yanlış politikaları sebebiyle ağır bir krizle karşı karşıya olduğunu, sektörde son bir yılda en az 110 bin istihdam kaybı ve büyük daralma yaşandığını belirtti.

Çıkış yolu için atılması gereken tedbirlerin alınıp almadığını soran Avşar, Bakan Kacır’a konuya ilişkin birtakım soru yöneltti.

‘Stratejik bir sektör’

Hazır giyim ve tekstil sektörü, Türkiye’nin en yüksek katma değerli üretim alanlarından biri olduğu belirten Avşar, toplam imalat sanayi istihdamının yaklaşık 1/4’nü oluşturan ve hazır giyim alanında çalışanların yarısından fazlasının kadınlardan oluşan sektörün; üretim kapasitesi, yatırım hacmi ve ihracat gücü ile ülke ekonomisinin en stratejik alanlarından biri konumunda olduğunu ifade etti.

‘Yüksek katma değer üreten bir sektör’

Avşar; “Yaklaşık 845 bin kişiye doğrudan, 2 milyona yakın vatandaşımıza dolaylı istihdam sağlayan; 45 milyar doların üzerinde üretim yapan, 26 milyar doların üzerinde ihracat potansiyeline sahip ülkemizin en yüksek katma değer üreten sektörlerinden biridir.”, dedi.

‘Sektör, ağır bir krizle karşı karşıya’

Avşar, aektör temsilcileri ve uzmanların endişeyle takip ettikleri ve ifade ettikleri üzere; sektörün Türkiye ekonomisi için hayati bir rol üstlenmesine karşın; yüksek enflasyona bağlı maliyet artışları, kur istikrarsızlığı, finansmana erişim zorlukları ve küresel rekabet gücündeki erime sebebiyle ağır bir krizle karşı karşıya kaldığını ifade etti.

‘110 binden fazla istihdam kaybı’

Sektörde, son bir yıl içerisinde yüksek maliyet baskısı ve rekabet gücündeki aşınma neticesinde 110 binden fazla istihdam kaybı yaşandığını. 2026 yılı ilk çeyrek sonu itibarıyla hazır giyim sektöründeki istihdam 491.987, tekstil sektöründeki istihdam ise 342,000 seviyesine gerilediğini, toplam sektör SGK’lı çalışan sayısının yaklaşık: 833.000 kişiye düştüğünü ve bu durumun Türkiye’nin küresel tedarik zincirindeki stratejik konumunu ciddi şekilde tehdit etiğini belirtti.

‘Dünya %4,3 büyürken, Türkiye %5,58 küçüldü’

Avşar sözlerine şöyle devam etti; “Bu çerçevede 2025’te dünyada hazır giyim ticareti yüzde 4,35 büyürken, Türkiye’de yüzde 5,58 küçülmüştür. 2022 yılında 21,2 milyar dolar olan hazır giyim ihracatı 2025 yılında 16,8 milyar dolara gerilemiştir yani ihracatta yüzde 21’lik kayıp yaşanmıştır, buna karşılık ithalat yüzde 73 artmıştır. Yaklaşık beş yıllık süreçte 377 bin kişi işini kaybetmiş.”

‘Yaklaşık 10 bin firma kapandı’

Avşar, 10 bine yakın firmanın kapandığını,  son bir yılda toplam kayıtlı istihdamın yaklaşık 840 bin kişi seviyesine düştüğünü, on yıl öncesine kadar kayıtlı, kayıtsız ve dolaylı istihdamın 2 milyonun üzerinde olduğunu söyledi.

‘Her geçen gün daralma devam ediyor’

İhracat boyutuna dikkat çeken Avşar, 2025 yılı genel Türkiye ihracatının 273,4 milyar dolar olarak gerçekleştiği dikkate alındığında, tekstilin toplam ihracattaki payı yaklaşık %4,1 seviyesinde kaldığını, en temel ihracat pazarı konumunda olan Avrupa Birliği (AB) ülkelerine gerçekleştirilen satışlarda ilk sırada yer alsa da genel daralma eğiliminin devam ettiğini belirtti.

‘Kriz, sosyal bir soruna dönüşüyor’

Hazır giyim ve tekstil sektöründeki kriz yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir sosyal sorun olduğuna değinen Avşar; “kadın istihdamı daralmakta, hane gelirleri düşmekte, toplumsal cinsiyet eşitliği olumsuz etkilenmekte, genç işsizlik ve kayıt dışı istihdam riskleri artmakta ve bölgesel kalkınma dengeleri bozulmaktadır.”,dedi.

‘Türkiye, rekabet gücünü kaybediyor’

Avşar sözlerine şöyle devam etti; “Üreticinin maliyeti dolar bazında yüzde 26 artarken, ihracat satış fiyatları sadece yüzde 10 civarında artmıştır. Dünyada hazır giyim pazarı büyümeye devam etmektedir. Sorun, Türkiye’nin rekabet gücünü kaybetmesidir. Tekstil ve hazır giyim sektörü dünyada rekabeti kaybetmedi, yanlış ekonomi politikaları yüzünden rekabet gücü kayboldu.”, şeklinde konuştu.

“%12,5 ek verdi kabul edilemez”

Avşar, sektör temsilcilerinin ifade ettiği üzere, ABD yönetiminin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu yeni vergi düzenlemesini, Türk tekstil, hazır giyim ve konfeksiyon sektörleri açısından adil, dengeli ve karşılıklılık esasına dayalı ticaret anlayışıyla bağdaştırmanın mümkün olmadığını, Türkiye’den ithal edilen ve istisna listesinde yer almayan ürünlere, mevcut en çok kayrılan ülke vergilerinin üzerine yüzde 12,5 oranında ilave gümrük vergisi uygulanması; Türk sanayicisinin, ihracatçısının ve üreticisinin üzerine haksız ve ağır bir yük bindirdiği ve toplamda yüzde 25-30 bandında bir gümrük vergisi yükü bindirdiğini belirtti ve Bakan Kacır’a bir dizi soru sordu.

‘Sektör daralmasının kök sebeplerine ilişkin bir araştırma yapıldı mı?’

Son 3 yılda tekstil ve hazır giyim sektöründe meydana gelen daralma yüzde kaçtır? Söz konusu daralmanın kök sebeplerine ilişkin ilgili paydaş kurum ve kuruluşlarla ortak bir araştırma yapılmış mıdır? Bu kapsamında iflas eden, konkordato ilan eden firma sayısı kaçtır ve kaç kişi işsiz kalmıştır?

‘Çıkış için bir yol haritası var mı?’

Söz konusu sektöründe yaşanan yapısal sorunların, istihdam kayıplarının, ihracat performansındaki daralmanın, artan maliyetlerin ve finansmana erişimdeki sıkıntıların çok yönlü biçimde incelenmesi; kamu desteklerinin etkinliğinin değerlendirilmesi ve sektörün yeniden rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlayacak bir yol haritası oluşturmak bağlamında diğer paydaş kurumların iş birliğinde ne tür tedbirler alınmıştır? Bu hususta ortak bir eylem planı var mıdır?

‘Fason üretimden markalaşmaya geçiş için bir eylem planı var mı?’

Ülkemizin dünyanın en entegre 2. tekstil tedarik zincirine sahip olması, jeopolitik konumu, kaliteli üretim kapasitesi gibi birçok avantaj kullanılarak tekstil ve hazır giyim sektörünü yeniden ayağa kaldırmak bakımından sektör temsilcilerin önerdiği üzere “Türkiye’nin fason üretimden markalaşmaya geçmesi” ve “tasarımın ve teknik tekstilin desteklenmesi” gibi hususlarda bir çalışmanız var mıdır? Buna ilişkin ne tür tedbirler planlanmaktadır?

‘Bir destek paketi planlanıyor mu?’

Bahse konu sorunların bertaraf edilmesi bakımından; KOBİ’lerin yeşil dönüşümünün finanse edilmesi, Eximbank kredi miktarının artırılması, faiz yükünün azaltılması, kayıt dışılıkla etkin mücadele edilmesi, yeni ihracat pazarları için kapsamlı ticaret diplomasisinin yürütülmesi gibi tedbirler alınması hususundaki yaklaşımınız nedir? Bu anlamda ne tür çalışmalar yapılmaktadır?

‘Döviz dönüşüm ve imalat desteği artırılacak mı?’

Avrupa Birliğiyle, Gümrük Birliği Anlaşmasını gözden geçirme ve gereklerini yerine getirme, döviz dönüşüm desteğini arttırma (%3’ten-5’e çıkarma) istihdamı korumak için imalat sektörüne verilen 3.500 liralık desteği artırma ve şartlarını iyileştirme gibi tedbirlerin alınmasına ilişkin paydaş kurumlarla ne tür çalışmalar yapılmaktadır?

Ulusal Tekstil Programı hazırlanacak mı?

Avrupa Yeşil Mutabakatının, tekstil sektörünü yeşil ve dijital dönüşümünün öncelikli sektörlerinden biri hâline getirmesi hedefi dikkate alınarak ülkemizde söz konusu dönüşüme uygun bir Ulusal Tekstil Programını (üretim, istihdam, pazarlama vb.) hazırlamaya ilişkin bir çalışma var mıdır? Bu çerçevede KOBİ’lere ve imalat sektörüne dijital dönüşüm hibeleri sağlanması, ortak dijital ürün pasaportu altyapısı kurulması, nitelikli ve kalifiye iş gücünün yetiştirilmesi gibi hususlarda paydaş kurumların eş güdümünde ne tür çalışımlar yapılmaktadır?

‘ABD’nin ilave gümrük vergisine karşı ne tür tedbirler alındı?’

ABD yönetiminin Section 301 kapsamında yürürlüğe koyduğu, Türkiye’nin vergisiz tarife kontenjanına dahil edilmesi, toplam tarife yüküne üst sınır getirilmesi ve ülkemizin ticari gerçekliklere uygun biçimde yeniden değerlendirilmesi için ne tür girişimlerde bulunmaktadır? Bu hususta diğer paydaş kurumlarla ortak bir diplomasi çalışması yürütülecek midir?

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.