Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (Tekirdağ NKÜ), modern tıbbın en önemli model organizmalarından biri olan “zebra balığı” araştırmalarında Türkiye’nin lider merkezlerinden biri haline geldi. İnsan genetiğiyle %70, insan hastalıklarıyla ise %84 oranında benzerlik gösteren zebra balığı üretiminde Tekirdağ NKÜ, altyapı ve kapasite olarak Türkiye’deki 24 üniversite arasında 3. sıraya yerleşti. Merkezde yürütülen çalışmalar; kanser, epilepsi ve parkinson gibi kritik hastalıkların moleküler tedavisinde yeni pencereler açmayı hedefliyor.
Tekirdağ NKÜ Fen Edebiyat Fakültesi bünyesinde kurulan Sucul Deney Hayvanları Ünitesi, 2023 yılında Ankara’dan gelen yetkililerce akredite edilerek resmiyet kazandı. Yaklaşık 7-8 ay önce yapılan ayni yardımlarla kurulan zebra balığı ünitesi, kısa sürede devasa bir kapasiteye ulaştı.
Ünitenin güncel durumu hakkında bilgi veren Öğr. Gör. Dr. Çetin Yağcılar, Türkiye’de sucul deney hayvanı ünitesine sahip 24 üniversite bulunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Akvaryum sayısı ve çalışma hacmi bakımından Koç Üniversitesi ve İzmir Biyotıp’ın ardından Türkiye’de 3. sıradayız. Şu an yaklaşık 40 binlik bir ergin popülasyonuna, larva ve yumurtada ise 25 ila 30 binlik bir kapasiteye sahibiz. Zebra balığı, yurt dışında fare ve sıçan gibi memeli model organizmalara en büyük alternatif olarak öne çıkıyor.”
Tamamen Şeffaf: Kalp ve Beyin Atışları Canlı İzlenebiliyor
Zebra balığının tıp araştırmalarında bu kadar yoğun tercih edilmesinin nedeni, insan sağlığına olan genetik yakınlığı ve sıra dışı anatomik yapısı. Canlının tamamen şeffaf olduğunu vurgulayan Dr. Yağcılar, “Yumurtasından itibaren gelişimini tamamlayana kadar dolaşım sistemini, kalp atışlarını, solunumunu ve beyin gelişimini mikroskop altında canlı olarak görebiliyoruz. Bu şeffaflık ve hızlı üreme yeteneği, ilaç ve genetik çalışmalarında bize çok büyük bir hız kazandırıyor”dedi. Ünitede vahşi form olan “AB suşu” ile mikrobiyoloji, genetik ve kanser alanlarında kapsamlı üretim ve AR-GE çalışmaları yürütülüyor.
Uluslararası Projelerin Yeni Üssü: Biyoloji Bölümü
2008 yılında kurulan ve kurulduğu günden bu yana nükleer santrallerin ÇED raporu sonrası izlenmesi gibi uluslararası düzeyde stratejik projelere imza atan Tekirdağ NKÜ Biyoloji Bölümü, zebra balığı projesiyle başarılarına bir yenisini ekledi. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) destekli projelerin de yürütüldüğü bölümde, zebra balığı ünitesi moleküler tıbbın merkezi konumuna geldi.
Fen Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Rıfat Bircan, biyoloji bölümünün fakülte içinde son derece aktif olduğunu belirterek, sucul omurgasız ve omurgalı hayvanlar üzerindeki çalışmaların 3 yıldır artarak devam ettiğini ifade etti.
Kanser ve Nörolojik Hastalıklara Karşı Moleküler Silah
Prof. Dr. Rıfat Bircan, zebra balığının özellikle moleküler tıp dünyasındaki kritik rolünün altını çizerek şunları söyledi:
“Zebra balığı bugün embriyolojik ve genetik çalışmaların odağında yer alıyor. Hastalıkların moleküler etiyolojisinin (nedenlerinin) anlaşılması ve tedavi yöntemlerinin geliştirilmesi adına bu ünite üniversitemiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Özellikle kanser hastalığının anlaşılması ve tedavisinde, epilepsi ve Parkinson gibi nörodejeneratif (sinir yıkıcı) hastalıkların genetik şifrelerinin çözülmesinde bu model organizmayı kullanıyoruz. Amacımız, kanser tedavisine yönelik yeni ürünlerin geliştirilmesini sağlamak.”
Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi, ulaştığı bu üretim kapasitesi ve bilimsel altyapıyla, başta kanser ve nörolojik hastalıklar olmak üzere yerli tıp ve ilaç sanayisine yüksek kalitede veri sağlamaya devam etmeyi hedefliyor.


ERGENE
7 gün önceGÜNDEM
8 gün önceERGENE
10 gün önceSİYASET
27 gün önceSON DAKİKA
17 Haziran 2026ERGENE
17 Haziran 2026ERGENE
17 Haziran 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.