Epilepsi ve Yaşam Derneği Başkanı Ebru Öztürk, Öncelikli olarak TBMM’nin açılışının ve milli egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğunun kabul edilişinin 106. yılı kutlu olsun.
Başkan Öztürk, Çoğu zaman çocuk bayramı olarak geçen, aslında ‘milli egemenlik ve çocuk bayramı’ olan gündür; bugün! Egemenliğin olmadan hiçbir şey olamayacağının göstergesi… Egemenlik nedir? Hem kendi ülkemizde, hem uluslararası platformda, hem de ekonomik alanda egemen olmaktır. Atatürk’ün dediği gibi ‘siyasi ve askeri zaferlerin, ekonomik zaferlerle taçlandırılmaması durumunda kazanılan bağımsızlık olamaz ve yaşayamaz. Kısaca egemenliğimiz ve bu egemenliği daimi yapacak olan, geleceğimizin temsilcileri çocuklarımızın bayramı kutlu olsun.
Ülkemizde 1929’dan bugüne 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı iken, 1979 yılında Birleşmiş Milletler ve Unesco tarafından Uluslararası Çocuk Yılı ilan etmesinden sonra, TRT Türkiye adına 5 farklı ülkeden çocukları davet etti. Bu ülkeler SSCB, Irak, İtalya, Romanya, Bulgaristan idi ve sunumu Halit KIVANÇ gerçekleştirdi… Daha sonra bu gün gelenekselleşti ve artık her yol 40-50 ülkeden çocuklarımız Türkiye’de toplanıyor.
Peki 106 yıl öncesine gidelim… Ne zaman ve nasıl kuruldu TBMM? O zamanki adı ile BMM (Büyük Millet Meclisi) Pek bilinmeyen yer diye biliriz Ankara’yı… Neden burada kuruldu? Doğru seçim miydi?
Atatürk 27 Aralıkta Ankara’ya gelince Dikmen sırtlarında çok güzel bir karşılanmıştı. Ankara halkı ve binlerce Seğmen tarafından coşkuyla halk ve binlerce Seğmen tarafından coşkuyla bağrına bastı… ‘Paşam seni görmeye geldik, bu vatan uğruna ölmeye geldik’ şeklinde selamlamıştı. Bu da milli mücadele için seçilen doğru yer olduğunun, Kızılca Günün geldiğinin göstergesi idi…
Ankara aslında eski bir tarihi geçmişi olan, Atatürk’ün fark etmesi ile Frigyalılar tarihini fark eder ve Anadolu Medeniyetler Müzesine taşır. Yine ahiliğin tarihi Ankara’ya dayanır. Ayrıca İstanbul’a yani hükümete ve işgal noktasın en yakın yerdi; Ankara… O zaman da Anadolu Selçuklu Devleti zayıfladığında Ankara Ahi Cumhuriyeti 1290-1354 yılları arasında esnaf ve sanatkarlar tarafından kurulmuştu. 27 Aralıkta da görkemli karşılayış, Ankara’nın başkent olmasına karar veren Atatürk’ün doğru yer seçtiğini gösteriyordu.. Diğer tarafta çok önem verdiği konu basın olduğu için, güvenilir yerde hemen Anadolu Ajansı’nı kurar…. O dönemde iletişim sadece telgraf hattıyla mümkündü. İstanbul’un işgali sonrası İngilizler bilgilerin nereden ulaştırdıklarını fark etmişler ve daha sonra telgraf hattını öğrenmişlerdi.. Ankara, Anadolu’daki diğer şehirlerle ve cepheyle haberleşebilmek için telgraf hatlarının merkeze çekilmesi zorunluydu. Haberleşmenin kesilmemesi için telgraf makineleri ve memurları, güvenli bir bölge olan ve Atatürk’ün karargâh olarak kullandığı Eski Gar (Direksiyon Binası) içine taşınmıştı…
Karşılanma ve Anadolu Ajansının kuruluşundan sonra sıra Meclis’in kuruluşuna gelmişti. Ülkenin farklı yerlerinden o ilde saygınlığı olan kişiler mebus olarak teker teker geliyorlardı…
Mustafa Kemal ATATÜRK için Direksiyon Binası hazırlanmıştı. Burası eski gar idi… Hem ATATÜRK’ün çalışma odası, hem de konaklama yeri idi ama o çalışma odası, vekillerle çok önemli kararlar alınacağı zaman toplantıların yapıldığı, bir nevi koordinasyon merkezi olan yerdi…
Meclis binası ise, İttihat Terakki için yapımı 1907 yılında başlayan ama savaşlar nedeniyle bitirilemeyen bina idi. Bu binanın üstü kapanış ama kiremitleri henüz konulmamış, içindeki eksiklikleri tamamlanmamış bina idi. Ankaralılar çatı için, kendi evinden kiremitlerini topladı, binanın içinde düzenlemeleri yaptı ve Meclis kuruldu. Ülke genelinde yaklaşık 400’e yakın milletvekili geldi. Meclis’te oturulacak sadece 120 kişilik yer olmasına karşın, bu mebuslar için hiç önemli değildi!
Gelecek olan mebuslar için kalacakları yer ayarlanmıştı. Birçok kişi Meclis’in alt kısmında bulunan alana yer yatakları atılıp; her yer yatakta 2 kişi yatarken, Gar’ın olduğu yerde bekletilen tren vagonlarında konaklayacaklardı. Bu arada Gar’ın yanında bulunan boş alana çadırlar kurulmuştu. Bazıları evlerde kalıyordu. Bir de Meclis’in karşısında Ankara Palas Hotel vardı ve bazı mebuslar oda kalmışlardı…
Artık herşey tamamlanmış ve sıra Meclis’in açılışına gelmişti…. O Meclis, daha sonra herkes fikirlerini söylediği ve çok hararetli toplantıların olduğu yer olacaktı.. Savaş TBMM’den yönetilecek ve ortak kararlar alınacaktı. Sadece Sakarya savaşında 3 aylık yetki alarak, TBMM’e danışmadan savaş yürütecekti…
Zaten Türk tarihinin geçmişine bakınca, dünden günümüze gelen İhtiyar Heyetini görürüz. Bugün muhtarlıklarda olan İhtiyar Heyeti (Aksakallar Meclisi) eski Türk Devletleri olan Göktürkler, Hunlar döneminde de vardı. Hatta Hakan imza atsa da; Hatun imza atmasa karar geçerli olmazdı! Ama biz tarihimizi yeterince bilmediğimiz için kurultay, toy geleneğimiz hakkında yeterince bilgi sahibi değiliz. Kısaca tarihi çok iyi bilen Atatürk, eskiye dönüş yaptı; Meclis’i kurdu… Ve dedi ki: Egemenlik kayıtsız şartsız; milletindir! Dedi ki: Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizlersiniz! Yine bize şöyle sesleniyor: Vatanı korumak; çocukları korumakla başlar!
Yarınlarımızı çocuklarımız belirler! Yarının ulusal egemenliği, bugünün çocuklarının elinde… Bugün onlara verilen değer; yarın ülkenin sahip olacağı değeri gösterecek! Dünyada çocuklara bayram armağan eden tek lider olan Atatürk’ün belirlediği bu günde; hepinizin Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutlarım.
Ebru ÖZTÜRK
Epilepsi ve Yaşam Derneği Yönetim Kurulu Başkanı


ERGENE
24 Nisan 2026ERGENE
24 Nisan 2026ERGENE
24 Nisan 2026ERGENE
24 Nisan 2026GÜNDEM
24 Nisan 2026ERGENE
24 Nisan 2026ERGENE
24 Nisan 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.