• HABERLER
  • SERVİS 1
  • SERVİS 3
  • FİNANSİF
  • İNTERAKTİF
  • HESAP
  • DİĞER
Taşçı’dan 8 Mart Öncesi Çarpıcı Konuşma: “Bu Ülke Değişecekse Kadınların Eliyle Değişecek”
  • ERGENE GAZETESİ
  • SİYASET
  • Taşçı’dan 8 Mart Öncesi Çarpıcı Konuşma: “Bu Ülke Değişecekse Kadınların Eliyle Değişecek”

Taşçı’dan 8 Mart Öncesi Çarpıcı Konuşma: “Bu Ülke Değişecekse Kadınların Eliyle Değişecek”

ABONE OL
7 Mart 2026 10:34
Taşçı’dan 8 Mart Öncesi Çarpıcı Konuşma: “Bu Ülke Değişecekse Kadınların Eliyle Değişecek”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kadın cinayetlerinden adalet arayan annelere, toplumsal baskılardan kadınların direnişine kadar pek çok başlığa dikkat çekti. Taşçı, “Bir kadın gittiğinde sadece bir insan değil; bir hayat, bir emek, bir dünya kaybolur.” dedi.

8 Mart Öncesi Kadınların Hikâyeleri Meclis Kürsüsüne Taşındı

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesi yapılan son Genel Kurul oturumunda söz alan İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Türkiye’de kadınların yaşadığı acıları, adalet mücadelelerini ve toplumsal sorumluluklarını kapsamlı bir konuşmayla gündeme taşıdı.

Konuşmasına 8 Mart arifesinde kadınların hayat içindeki görünmeyen emeğine dikkat çekerek başlayan Taşçı, kadınların toplumda üstlendiği sayısız role vurgu yaptı. Taşçı, merhum gazeteci Bekir Coşkun’un “Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında; bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir bakıcı, bir bahçıvan, bir muhasebeci, bir anne gider.” sözlerini hatırlatarak kadınların toplumdaki yerini “Bir kadın gittiğinde sadece bir insanı kaybetmeyiz; bir dostu, bir anneyi, bir emeği, bir hayatı kaybederiz.” sözleriyle anlattı.

Fatma Nur Öğretmenin Ölümü Toplumun Vicdanını Yaraladı

Taşçı konuşmasında, kısa süre önce hayatını kaybeden Fatma Nur isimli öğretmenin öldürülmesine de değinerek cenazede oğlunun yaşadığı acının Türkiye’de pek çok insanın yüreğini dağladığını söyledi.

O görüntüleri izlerken derin bir sarsıntı yaşadığını ifade eden Taşçı, Türkiye’de kadın cinayetlerinin ve şiddetin toplumsal bir yara hâline geldiğini belirtti.

Siyasette Kadın Olmanın Bedeli : Meral Akşener Örneği

Taşçı, konuşmasının bir bölümünde İYİ Parti’nin kurucu Genel Başkanı Meral Akşener’in siyasette maruz kaldığı söylemleri hatırlattı. Akşener’e yönelik “elleri yer silmekten hizmetçiye benzeyen kavruk kadın” ifadeleriyle başlayan, “Fosforlu Meral” hakaretleriyle devam eden ve bir ayıp gibi kullanılan “sarışın kadın” yaftasıyla sürdürülen söylemlere dikkat çeken Taşçı, Akşener’in uzun siyasi yolculuğu boyunca kadın kimliği üzerinden uğradığı saldırıları hatırlattı.

Adalet Arayan Kadınların Mücadelesi

Konuşmasında adalet arayışıyla kamuoyunun gündemine gelen birçok kadının mücadelesini de hatırlatan Taşçı, Çorlu tren kazasında hayatını kaybeden Oğuz Arda Sel’in annesi Mısra Öz’ün verdiği hukuk mücadelesini örnek gösterdi. Taşçı, kazada hayatını kaybedenlerin ailelerinin yıllardır adalet aradığını ve bu süreçte zaman zaman ağır eleştirilerle karşı karşıya kaldığını belirtti.

Türkiye’de birçok annenin, eşin ve kız kardeşin benzer şekilde adalet mücadelesi verdiğini dile getiren Taşçı, mahkeme koridorlarında yıllarca süren bu arayışın toplumun vicdanını yaraladığını söyledi.

Şehit Anneleri ve Acının Sessiz Tanıkları

Taşçı, konuşmasında terör saldırıları ve çeşitli olaylar nedeniyle evlatlarını kaybeden annelerin yaşadığı acılara da değindi.

Şehit annelerinin yıllardır büyük bir sabır ve metanetle yaşamlarını sürdürdüğünü belirten Taşçı, bazı annelerin yalnızca evlatlarının hatırasını yaşatmak için mücadele ettiğini ifade etti. Toplumun bu annelerin yaşadığı acıyı daha iyi anlaması gerektiğini vurgulayan Taşçı, “Bu ülkede birçok anne evladını toprağa verdi ama yine de dimdik ayakta durmaya çalışıyor.” dedi.

Kadın Cinayetleri ve Toplumsal Baskı

Taşçı, Türkiye’de kadın cinayetlerinin ve kadına yönelik şiddetin ciddi bir toplumsal sorun hâline geldiğini belirterek, kadınların çoğu zaman hayatlarını tehdit eden bir ortamda yaşamak zorunda kaldığını söyledi. Taciz, şiddet ve cinayet vakalarının çoğu zaman toplumsal önyargılarla açıklanmaya çalışıldığını ifade eden Taşçı, kadınların suçlanmasına varan söylemlerin kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Kadınların Direnişi ve Toplumsal Gücü

Konuşmasında kadınların yalnızca mağduriyetleriyle değil, aynı zamanda mücadeleleriyle de anılması gerektiğini belirten Taşçı, Türkiye’nin birçok bölgesinde kadınların doğayı ve yaşam alanlarını korumak için ön saflarda yer aldığını söyledi. Karadeniz’de dereleri, Balıkesir’de toprağı ve Muğla’da ormanları korumak için direnen kadınları örnek gösteren Taşçı, bu mücadelenin toplumsal dönüşüm açısından büyük bir anlam taşıdığını ifade etti.

Tarihten Günümüze Kadınların Mücadelesi

Taşçı konuşmasının son bölümünde, Kurtuluş Savaşı yıllarında kadınların gösterdiği direnişe de atıfta bulundu. İşgale karşı verilen mücadelede kadınların önemli rol üstlendiğini hatırlatan Taşçı, o dönemde kadınların “Erkekler görevini yapmazsa silahları bize versinler; vatanımızı biz savunuruz.” diyerek direnişe katıldığını hatırlattı. Bu tarihsel mirasın bugün de Türkiye’ye ilham verdiğini belirten Taşçı, kadınların toplumsal değişimde her zaman belirleyici bir güç olduğunu söyledi.

Türkiye’nin artık daha fazla kadın kaybetmemesi gerektiğinin altını çizen milletvekili, Kadınların yalnızca ailelerin değil, toplumun geleceğinin de temel unsuru olduğunu ifade ederek “Bu ülke değişecekse kadınların cesareti, emeği ve direnciyle değişecek.” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.