CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gözaltı uygulamalarına tepki göstererek, hukuki süreçlerin somut gerekçelere, gereklilik ve ölçülülük ilkelerine uygun yürütülmesi gerektiğini söyledi. Avşar, “Hukuk terazisinin herkes için eşit tutulması şarttır” dedi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, son dönemde seçilmiş belediye başkanlarına yönelik gerçekleştirilen gözaltı uygulamaları ve adli süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Belediye başkanlarının halkın oylarıyla göreve geldiğine dikkat çeken Avşar, hukuki süreçlerin demokratik iradeyi zedelemeyecek şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade etti.
“SABAHIN ERKEN SAATLERİNDE EVLERİNDEN ALINMALARI VİCDANLARI YARALIYOR”
Seçilmiş belediye başkanlarının, kaçma veya delil karartma şüphesi bulunmadığı durumlarda ifadeye davet edilmelerinin esas olması gerektiğini savunan Avşar, gözaltı uygulamalarının kamuoyunda oluşturduğu etkiye dikkat çekti.
Avşar, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Milletin iradesini teslim ettiği belediye başkanlarının, hukuki teamüllere göre kaçma ya da delil karartma şüphesi bulunmadığı sürece, ifadeye davet edilmeleri esasken sabahın erken saatlerinde evlerinden alınmaları halkımızın vicdanında ve demokrasi geleneğimizde derin yaralar açmaktadır.”
“DENETİM VE KAMU ZARARININ TESPİTİ İÇİN YÖNTEM BELLİ”
Kamu kurumlarının denetim mekanizmalarının Anayasa ve ilgili mevzuat kapsamında belirlendiğini dile getiren Avşar, belediyelere ilişkin denetim süreçlerine ve Sayıştay raporlarına dikkat çekti.
Sayıştay raporlarının kamuoyuna açık kaynaklardan ulaşılabilir olduğunu belirten Avşar, bazı iddialar üzerinden kolluk kuvvetleri aracılığıyla gerçekleştirilen gözaltıların seçmen iradesi açısından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Avşar, “Anayasa ve ilgili mevzuat gereği kamu kurumlarının denetleme ve kamu zararının tespiti halinde izlenecek yol ve yöntem belliyken, Sayıştay Raporlarına açık kaynaklardan kolaylıkla ulaşılabilirken kolluk kuvvetleri marifetiyle bazı iddialara dayanarak gözaltı yapılması milyonların iradesine kasıttır” ifadelerini kullandı.
“KANUN ÖNÜNDE EŞİTLİK İLKESİNDEN TAVİZ VERİLMEMELİ”
Açıklamasında Anayasa’nın 10. maddesinde yer alan “kanun önünde eşitlik” ilkesine de vurgu yapan Avşar, koruma tedbirlerinin somut gerekçelere dayanması gerektiğini belirtti.
Hukuki işlemlerde gereklilik ve ölçülülük ilkelerinin gözetilmesinin önemine dikkat çeken Avşar, hukuk kurallarının herkes açısından eşit uygulanması gerektiğini savundu.
Avşar şöyle konuştu:
“Toplumsal düzenin sigortası olan Anayasamızın 10. maddesinde yer alan ‘kanun önünde eşitlik’ ilkesinden asla taviz verilmeden koruma tedbirlerinin ve diğer hükümlerin, somut gerekçelere dayanarak gereklilik ve ölçülülük ilkelerine göre uygulanması ve hukuk terazisinin herkes için eşit tutulması şarttır.”
“EKONOMİK YAPI VE ÜLKE İTİBARI ZARAR GÖRÜYOR”
CHP’li Avşar, hukuki süreçlerin yalnızca hukuk sistemi açısından değil, toplumsal ve ekonomik açıdan da sonuçları bulunduğunu ifade etti.
Uygulamaların hukuk sistemine, ekonomik yapıya ve ülkenin uluslararası itibarına etkileri olduğunu savunan Avşar, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Hukuk sistemimizi zedeleyen, kırılgan ekonomik yapımızı sarsan, ülke itibarımıza zarar veren ve sınırları aşan bu tarz uygulamalara derhal son verilmelidir.”
Avşar’ın açıklaması, seçilmiş yerel yöneticiler hakkında yürütülen adli süreçlerde hukuki güvenceler, ölçülülük, eşitlik ve demokratik temsil başlıklarını yeniden gündeme taşıdı.



