Reklam
Reklam
MANŞET

BÜYÜK LOKMA YE, BÜYÜK SÖZ SÖYLEME

BÜYÜK LOKMA YE, BÜYÜK SÖZ SÖYLEME

Bir atasözü der ki: “Büyük lokma ye ama büyük söz söyleme.”

İlk bakışta sıradan bir öğüt gibi görünür. Oysa içinde insanın hayat boyunca öğrenmesi gereken büyük bir hakikat saklıdır. Çünkü insan, çoğu zaman yediği lokmadan değil; söylediği sözden sınanır.

Hayat bize her zaman planladığımız gibi davranmaz. Bugün “Asla yapmam.” dediğimiz şeyi yarın yapmak zorunda kalabilir, “Ben asla böyle biri olmam.” dediğimiz insanın yaşadıklarını bir gün kendimiz yaşayabiliriz.

İşte insanın en büyük yanılgısı burada başlar.

Hayata meydan okurken değil, hayatın ne getireceğini bilmeden kesin konuşurken kaybederiz.

İnsan gençken kendisini güçlü sanır. Her şeyi kontrol edebileceğine inanır. Dostlukların hiç bitmeyeceğini, bazı insanların hayatından asla çıkmayacağını düşünür. “Ben bunu asla affetmem.” der, “Ben asla yalnız kalmam.” der, “Ben kimseye muhtaç olmam.” der.

Sonra hayat, sessizce gelir ve insana kendi cümlelerini hatırlatır.

Bir gün en güvendiğin insanla yolların ayrılır.
Bir gün “Asla yapmam.” dediğin şeyi yapmak zorunda kalırsın.
Bir gün “Bana asla olmaz.” dediğin bir acı kapını çalar.
Ve insan o zaman anlar:

Hayat, insanın büyük konuştuğu yerden sınamayı sever.

Bu yüzden büyük söz söylememek, korkaklık değildir. Aksine insanın kendi sınırlarını bilmesidir. Çünkü insan bugün ne kadar güçlü olduğunu değil, yarın hangi şartlarla karşılaşacağını bilemez.

Hayatın bize öğrettiği en büyük derslerden biri de budur:

İnsanları yargılarken dikkatli ol. Çünkü yarının seni hangi sınavın içine koyacağını bilmiyorsun.

Bir başkasının düştüğü çukura bakıp gülme. Belki yarın aynı yoldan sen geçeceksin. Birinin hatasını küçümseme. Belki hayat seni aynı hatanın eşiğine getirecek. Bir insanın yaşadığı acıyı hafife alma. Çünkü bazı yaralar, yalnızca başımıza geldiğinde anlaşılır.

Büyük lokma mideyi zorlayabilir; ama büyük söz insanın ömrünü.

Çünkü söz ağızdan çıktığında kaybolmaz. Bazen yıllarca insanın peşinden gelir. Dün söylediğin bir cümle, bugün karşına bir gerçek olarak çıkabilir.

Bu nedenle insan biraz daha az konuşmalı, biraz daha çok düşünmeli.

“Ben asla…” demeden önce hayatın sürprizlerini hatırlamalı.

Çünkü hayatın ne getireceğini bilmiyoruz.

Bugün güçlü olabiliriz, yarın desteğe ihtiyaç duyabiliriz.
Bugün bolluk içinde olabiliriz, yarın yoklukla sınanabiliriz.
Bugün kalabalıklar içinde olabiliriz, yarın yalnızlığı öğrenebiliriz.
Bugün bir insanı anlamıyor olabiliriz, yarın onun yaşadıklarını yaşayabiliriz.

O yüzden insanın en güzel cümlesi bazen “Ben asla yapmam.” değil, “Hayatın ne getireceğini bilemem.” olmalıdır.

Alçakgönüllülük biraz da budur.

Kendini hayatın üstünde görmemek, başkasının yaşadıklarına tepeden bakmamak, yarının bilinmezliğine karşı haddini bilmektir.

Ve belki de insan büyüdükçe şunu daha iyi anlar:

Bazı sözler söylenmeden önce düşünülmeli, bazı insanlar yargılanmadan önce anlaşılmalı, bazı hayatlar küçümsenmeden önce yaşanmalıdır.

Çünkü hayat uzun bir yolculuk…

Bugün başkasının hikâyesini izliyor olabiliriz. Yarın kendi hikâyemizin aynı sayfasında bulabiliriz kendimizi.

O yüzden büyük lokmadan korkmayalım.

Ama büyük sözlerden sakınalım.

Çünkü lokmanın telafisi vardır;
ama insanın kendi sözüyle yüzleşmesi bazen bir ömür sürer.
Hasan Girgin

Reklam
Reklam

Tekirdağ Yerel Gazeteler