İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmada Türkiye’nin stratejik tarım ürünlerinde acilen üretim planlamasına geçmesi gerektiğini belirterek, çiftçinin artan maliyetler ve düşen ürün fiyatları karşısında giderek daha zor bir duruma sürüklendiğini söyledi. Taşçı, tarımsal üretimde Türkiye’nin dünyadaki konumuyla çiftçinin ekonomik gerçekliği arasındaki çelişkiye dikkat çekti.
Türkiye’nin ivedilikle stratejik tarım ürünlerinde üretim planlaması yapması gerektiğini ifade eden Taşçı, tarımsal desteklerin üretim maliyetleriyle orantılı ve reel seviyeye çıkarılması çağrısında bulundu. Maliyetlerdeki yüksek artış ile ürün fiyatlarındaki düşüş arasındaki makasın kapatılması gerektiğini belirten Taşçı, çiftçinin finansmana erişebilmesi ve teknolojik dönüşüme ayak uydurabilmesi için kapsamlı bir ekonomi ve alım politikası izlenmesi gerektiğini söyledi.
İYİ Parti olarak Türk çiftçisini müreffeh hâle getirecek bir kalkınma politikası oluşturulmasını desteklediklerini dile getiren Taşçı, bu konuda kurulacak bir komisyonun çalışmalarına bir an önce başlaması gerektiğini belirtti.
“Gıda, enerji ve asker kadar caydırıcı bir savunma aracıdır”
Gıda güvenliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve millî güvenlik meselesi olduğunu vurgulayan Taşçı, “Gıda, enerji ve asker kadar caydırıcı bir savunma aracıdır. Gıda güvenliği bağımsızlığın teminatıdır” ifadelerini kullandı.
Dünyanın hızla akıllı ve stratejik tarıma yöneldiğini belirten Taşçı, artan dünya nüfusu ve iklim krizinin tarımsal üretimi daha da kritik hâle getirdiğini söyledi. Türkiye’nin gıda bağımsızlığını güvence altına alması gerektiğini ifade eden Taşçı, geçmişte Anadolu’da yaşanan kıtlıkları hatırlatarak, gıda üretiminde dışa bağımlılığın ülke açısından ciddi riskler barındırdığını dile getirdi.
“O zaman para nerede? Yok!”
Türkiye’nin tarımsal hasılada Avrupa lideri, dünyada ise yedinci sırada olduğunun ifade edildiğini hatırlatan Taşçı, ürün bazında da Türkiye’nin birçok tarım ürününde dünya liderleri arasında bulunduğuna dikkat çekti. Ancak bu tablonun çiftçinin refahına yansımadığını belirten Taşçı, konuşmasında Organize İşler filminin ünlü repliğini kullanarak göndermede bulundu : “O zaman para nerede? Yok. Araba nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Peki, buğday nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Ayçiçeği nerede? Müşteride. Para nerede? Yok. Fındık nerede? Müşteride. Para nerede? Yok.”
“Tarımsal üretimde lidersek üretici neden aç? Ürün var, ürün bol; peki para nerede? Üretici değilse kim kazanıyor bu işten, çiftçinin sırtından kimler zenginleşiyor?” diye soran Taşçı, tarımsal üretimde yaşanan sorunların yalnızca üretim miktarı üzerinden değerlendirilemeyeceğini, üreticinin elde ettiği gelirin de dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“20 yılda 500 bin çiftçi neden üretimden çekildi?”
Türkiye’nin tarımsal üretimdeki konumuna ilişkin açıklamalar ile sahadaki gerçeklik arasındaki çelişkiye de dikkat çeken Taşçı, ÇKS kayıtlarına göre son 20 yılda yaklaşık 500 bin çiftçinin üretimden çekildiğini belirterek, “Lideri olduğumuzu söylediğimiz Avrupa’da çiftçi ayda ortalama 1.353 avro kazanıyor. ABD çiftçisi ayda ortalama 400 bin lira kazanıyor. Bizim çiftçimiz ne kazanıyor?” ifadelerini kullandı.
TÜİK verilerine göre tarım sektöründeki aylık ortalama esas iş gelirinin 19 bin 788 lira olduğunu söyleyen Taşçı, bu rakamın çiftçilerin içinde bulunduğu ekonomik tabloyu ortaya koyduğunu savundu.
Taşçı, “Yani açlık sınırının altında, açlık sınırının altındaki asgari ücretin de altında, hatta ölüm ücreti olan en düşük emekli aylığının da altında çiftçinin ortalama geliri” diyerek tarım sektöründe çalışanların gelir düzeyine dikkat çekti.
“Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz”
Avrupa’da tarımsal bütçenin önemli bölümünün doğrudan ödemeler ve kırsal kalkınma hibeleri yoluyla çiftçiye aktarıldığını belirten Taşçı, Türkiye’de ise tarımsal desteklemelerin millî gelirin yüzde 1’i seviyesindeki yasal hedefi dahi karşılayamadığını söyledi.
Türkiye’nin tarımsal üretim potansiyelinin güçlü olduğunu ancak bu potansiyelin çiftçinin refahına dönüşmediğini ifade eden Taşçı, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz, değerli milletvekilleri. Amaç millî dayanışmaysa sahiden, ittifakı teröristi dağdan indirmek için değil, bereketli tarım arazilerimizi ülkenin kalkınma levyesi yapmak için kurmalısınız.”
Taşçı, Türkiye’nin gıda güvenliğini ve tarımsal bağımsızlığını güvence altına alacak uzun vadeli, stratejik ve üretici odaklı bir tarım politikasına ihtiyaç duyduğunu vurguladı.

MANŞET
11 gün önceSİYASET
21 gün önceGÜNDEM
31 Temmuz 2026GÜNDEM
31 Temmuz 2026ERGENE
31 Temmuz 2026GÜNDEM
31 Temmuz 2026ERGENE
31 Temmuz 2026Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.