Lüleburgaz’da planlanan yeni çevreyolu ve imar alanlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Hakan Dedeoğlu, kentin geleceğine ilişkin ciddi uyarılarda bulundu. Dedeoğlu, yaklaşık 9 bin dönümlük alanın yapılaşmaya açılmasının Lüleburgaz’ı nüfus, altyapı ve su kaynakları açısından büyük bir krizle karşı karşıya bırakabileceğini söyledi.
Yeni çevreyolu ile mevcut yerleşim alanı arasında kalan bölgenin son derece kritik olduğuna dikkat çeken Dedeoğlu, bu hattın Sarımsaklı Mahallesi yönüne uzanması halinde çevreyolunun Sarımsaklı girişi ve okul bölgesinden çıkacağını ifade etti. Sarımsaklı Mahallesi’nin ve 1. sınıf tarım alanı olan Sarımsaklı Çiftliği’nin toplamda 18 bin 750 dönüm büyüklüğünde olduğunu belirten Dedeoğlu, şahsa ait araziler ve çevresi de hesaba katıldığında söz konusu alanın yaklaşık 30 bin dönüme ulaştığını dile getirdi.
Bu geniş alan içerisinde yaklaşık 3 bin dönümlük 1/100.000’lik taşınmazın imar alanı olarak planlanabileceğini kaydeden Dedeoğlu, Lüleburgaz Belediyesi ile bir süreç başlatılması halinde bu alanın imar paketine dahil edilebileceğini, bunun da zamanla imara açılan alanın 30 bin dönüme kadar genişlemesine yol açabileceğini söyledi.
Söz konusu alanların imara açılması durumunda nüfus projeksiyonlarının dikkatle ele alınması gerektiğini vurgulayan Dedeoğlu, “Lüleburgaz bugün ortalama 200 bin nüfusa sahip. Bu alanlardan 200 bin ile 400 bin arasında yeni bir nüfus potansiyeli doğması muhtemel. Bu da toplamda 800 binlik bir nüfus paketi anlamına geliyor. Bu yükü kentin kaldırması çok zor” dedi.
Belediyenin mevcut imkânları, yeraltı su kaynaklarının durumu, Lüleburgaz’ın çukur bir kent olması, Trakya genelinde yaşanan kuraklık ve hava kirliliği sorunlarının mutlaka hesaba katılması gerektiğini belirten Dedeoğlu, böylesi bir senaryoda ortaya çıkabilecek krizlerin nasıl yönetileceğine dair ciddi endişeleri olduğunu ifade etti.
“Bu olumsuzluklar gerçekleştiğinde halimizi düşünemiyorum. Kimse o gün yaşanacakları bugünden görmek istemiyor” diyen Dedeoğlu, Lüleburgaz ve çevresinde yaşanan yoğun emlak hareketliliğine de dikkat çekti. Kentte bu kadar fazla emlakçı bulunmasının nedeninin plansız ve hızlı yapılaşma olduğunu savundu.
Öte yandan Hızlı Tren hattı ile Lüleburgaz merkezi arasında kalan 9 bin dönümlük alanın imarlaşmasının, kentin geleceğine yönelik kaygılarını daha da artırdığını sözlerine ekledi.




