Reklam
Reklam

“DÜNYADA HER ŞEY KADININ ESERİDİR."

Kadına yönelik şiddet ile kadının eğitime, çalışma hayatına ve siyasete katılımındaki engeller sadece kadın sorunu değil, bir toplumsal sorundur.

22 yıldır AKP yönetiminde ülkemiz yoksulluğun, yolsuzluğun, sömürünün adaletsizliğin her geçen gün daha da yaygınlaştığı bir ülke haline dönüştü. Bu olumsuz dönüşümde en büyük bedeli ise kadınlarımız ödemeye başladı.

Ülkemizde, son yıllarda daha belirgin olmak üzere, toplumsal ve yasal düzenlemelerle kadınların toplumsal rolü annelik ve ev kadınlığına indirgenmekte, esnek çalışma adı altında kadın emeği daha da değersizleştirilip, güvensizleştirilmeye çalışılmaktadır.

Çalışma saatlerinin uzun olmasına karşın erkeklere oranla daha düşük ücret alma, ücretsiz aile işçisi olarak çalışma, kadın emeğinin görünmezliği, erken yaşta evlilik, mülkiyetin erkekler lehine işlenmesi kadınları yoksullaştırmakta, yaşamın pek çok alanında güçsüz kılmaktadır.

Toplum olarak, birey olarak bizler ülkemizin, çağdaş dünyada yerini almasını, toplumsal refah ve huzurun yaygınlaşmasını istiyorsak kadının toplumsal statüsünün güçlendirilmesini öncelik olarak görmek zorundayız.

Birlikte yaşadığımız, toplumun yarısını oluşturan kadınlarımıza yönelik fiziksel, ekonomik, psikolojik şiddetin; artan taciz ve cinayet vakalarının, emek sömürüsünün; cinsiyet ayrımcılığının devam etmesi bu mücadelenin yalnızca kadınlarca değil kadın-erkek ayırmaksızın toplumun tüm kesimleri tarafından kararlılıkla verilmesi gerektiğini göstermektedir.

Bu duygularla;

Mustafa Kemal’in ilkeleri doğrultusunda uygarlık yolunda tüm baskı ve engellemelere rağmen mücadele eden kadınlarımızın daha da çoğaldığı, kadına karşı her türlü ayrımcılığın son bulduğu, eşit ve özgür bireylerin yaşadığı bir ülke özlemiyle baş tacı kadınlarımızın “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” nü kutluyor, saygılar sunuyorum.

KAYNAK: Hasan GİRGİN

Reklam
Reklam

Tekirdağ Yerel Gazeteler