
Rusya’dan çıkan doğal gaz boru hattı Karadeniz’i kuzeyden güneye kat ederek ülkemizin batısında bulunan Kırklareli İli, Vize İlçesine bağlı Kıyıköy Beldesinden yani Trakya topraklarının kuzeyinden ülkemize girmiştir. Tarlalar kamulaştırıldı, ağaçlar kesildi, orman yok edildi. Ve boru hattı her şeye rağmen tamamlandı.
Türkiye hali hazırda Nato’ya üye bir ülke olduğu için, Trakya toprakları için boru hattı ileride sorun olmasın dedik ama anlaşılmadı. Eğer o gün anlayanlar varsa da, sessiz kaldılar.
Diğer taraftan bakıldığında ise, ABD ve İngiltere kendi çıkarları adına Avrupa’nın doğalgaz ihtiyacını Rusya yerine, Katardan gelecek gazla çözme çabası içinde. Yani sonuç itibarıyla gelişmelere baktığımızda meselenin siyaset gibi gözükse de, aslında önceliğin ekonomik olduğunu görüyoruz.
Birçok nokta da olduğu gibi bu konuda da karşı tarafın istekleri sürekli öncelik kazanmış oluyor.
Tam da bu nedenle Saros körfezi gelişmelere kurban edilmemelidir.
SAROS KÖRFEZİNDE PLANLANAN FSRU LİMANI PROJESİ;
Saros Körfezinde tüm yasal sorunlara rağmen yapımı devam eden FSRU Doğal Gaz Liman projesi bölgemiz açısından önemli bir sorundur.
Oldukça büyük tonajda gemilerle( tankerlerle ) taşınacak ve Saros körfezine girecek olan bu sıvılaştırılmış Likitgaz, Keşan’a bağlı Sazlıdere ve Gökçetepe köylerinin arasında planlanan bu limana getirilecek ve FSRU çevrim santralinde sıvı halden / gaz haline dönüştürülecek ve daha sonra da boru hattı sayesinde Avrupa’ya basılacaktır.
Dolayısıyla; Herhangi bir projeye evet derken iyi düşünmeliyiz. Yani her projenin bizi ne şekilde etkilediğini görerek değerlendirmenin doğru yapılması gerekir.
Sayın; Sanayi ve Teknoloji Bakanımız Mustafa Varank’ın Saros ile ilgili planlanan FSRU limanı için sorumlu tutmaya çalıştığı kesimler adına haksızlık edildiğini düşünüyorum.
Son günlerde gaz sorunu temelinde yaşanan ya da yaşatılan meselenin sebebi sadece yönetenlerdir.
Ayrıca yaşanan sorunların hiç birisi Saros Körfezinin yok edilmesinin sebebi olarak kullanılmamalıdır.
Saygılarımla..
Hakan DEDEOĞLU
SAROS-UMA DOKUNMA!.
KAYNAK: Hasan GİRGİN



