Reklam
Reklam

"KUZEY MAKEDONYA'DAKİ TÜRK NÜFUSU ERİTİLİYOR"

Tekirdağ Ülkü Ocakları olarak Balkanları neden bu kadar önemsiyor ve üzerinde duruyorsunuz? 
Ülkü Ocakları açısından dünya üzerinde yaşayan 350 milyon Türk’ün tamamının büyük önemi söz konusu bizim için. Türk’ün yaşadığı her coğrafya, her toprakta Ülkü Ocaklarındaki tüm mensuplarımızın gönül coğrafyasının ve kalplerinin orada attığına inanıyoruz. Tekirdağ Ülkü Ocakları olarak bulunduğumuz coğrafya Balkan coğrafyası. Biz göreve geldiğimizde Tekirdağ Ülkü Ocaklarına bunu bir vizyon olarak kazandırmak istedik, bu gayretle yola çıktık. Bununla alakalı da devamlı çalışmalar yapıyoruz. Kuzey Makedonya’daki soydaşlarımıza mektuplar gönderdik, Balkanlar ile alakalı kompozisyon yarışmaları tertip ettik, resim çalışmaları yaptık. Oluşturmuş olduğumuz bir “Balkan Araştıma Komisyonu” söz konusu. Çekimleri devam eden bir belgesel üzerinde çalışıyoruz. Hedefimiz Balkanlarda yaşayan soydaşlarımız ile aramızda bir gönül köprüsü kurmak. Orada yaşayan soydaşlarımızı önemsiyoruz, dünya üzerindeki tüm Türkleri önemsiyoruz. -Kuzey Makedonya’daki nüfus sayımı nasıl yapılıyor ve ne zaman bitiyor? 30 Eylül’de son bulacağını öngörüyoruz. Biliyorsunuz, önceden ülkemizde evlere yetkililer gelip nüfus sayımı yapıyorlardı, bu da ona benzer bir nüfus sayımı. Devlet tarafından gönderilen yetkililer hane hane dolaşıp vatandaşlara sorular yöneltiyorlar. Tabi, burada yapılmak istenen nüfusu etnik unsurlara göre gruplara ayırmak. Kuzey Makedonya AB’ye girmeye çalışan bir ülke ve AB’nin şartlarından biri de etnik unsurların belirlenmesi. Sorulan sorulara örnek şunlarını verebiliriz: “Ana diliniz nedir, gündelik hayatta kullandığınız dil nedir, hane içerisinde konuştuğunuz dil nedir vb.” Bu gibi sorular sorarak kişileri etnik usurlara göre sınıflandırıyorlar. Burada asıl önemli olan soru “dininiz nedir?” sorusu. Çünkü orada sadece Makedonlar ve Türkler yaşamıyor. Romenler, Arnavutlar, Sırplar, Pomaklar, Karadağlılar yaşıyor ama nüfusun yoğunlu Makedonlar, Arnavutlar ve Türklerden oluşuyor. Tabi, bu milletlerden de Müslüman olanlar var. Bu sefer sınıflandırma Kuzey Makedonya Müslümanları olarak gerçekleştiriliyor. Bu da Makedon nüfusunun artmasına, Türk nüfusunun erimesine yol açıyor. -Nüfus sayımının bizim için önemi nedir? Türk nüfusunun sayı olarak fazla gözükmesi bize ne kazandırır? Türklerin Makedonya’nın kurucu unsuru olduğunu iddia ediyoruz, hatta Balkanlarda Türklerin kurucu unsur olduğunu düşünüyoruz. Biz 600 yıl boyunca Balkanlara hükmetmişiz; insanların sosyal, kültürel, ekonomik yapılarını yönetmişiz, medeniyet götürmüşüz, hem doğuya hem batıya açılan bir kapı olmuşuz. Orada etnik unsurlarla Türkleri bölmek istiyorlar, Türk nüfusunun eritilip bir şekilde sosyal, siyasi haklarının ve varlıklarının eritilmesini arzu ediyorlar. Sayımda süreci yanıltmak adına, Türklerin de ses çıkarıp olumsuz manada etkilenmesi adına, sayılarını az gösterebilmek için Türk sınıflarını kapatmaya başladılar. Örnek vermek gerekirse; 77 Arnavut vatandaşının olduğu bir okulda 7 tane sınıf var, 28 Makedon vatandaşın olduğu bir okulda 6 tane sınıf var, 56 Türk’ün olduğu okulda 3 tane sınıf varken bunu 2 sınıfa düşürdüler. Türk nüfusunu orada eritmek istiyorlar. Bu nedenle orada yaşayan Türklerin siyasi ve sosyal haklarını kaybetmemeleri, yarın da varlıklarını sürdürebilmeleri adına nüfus sayımı bizler için çok önemli.  Yapılan sayımlar neticesinde nüfus yoğunluğuna bakılarak hem ülkenin resmi dili, hem de il bazında resmi dilleri meydana çıkıyor. Mesela resmi dil Türkçe çıkarsa belediyede Türk çalışan bulundurma zorunluluğu çıkıyor ve bu onlar da bunu istemiyorlar. -Peki, Osmanlı Döneminde Balkanlara hükmetmişiz fakat dil ve din konusunda oldukça özgürlükçü davranıp herhangi bir dayatma uygulamamışız. Buna rağmen günümüzde Kuzey Makedonya Türkleri istemiyor, bunun nedeni nedir? Türkler istenmiyor değil, Türklerin varlığından kaygı duyuluyor. Tarih tekerrürden ibaret; tarih dünü değil, yarını anlatıyor. Dün ne idiysek millet olarak, yarın da aynı güce, kuvvete sahip olacağız. Biz buna inanıyoruz, buna iman ediyoruz. Türkler gittiği her yere medeniyet götürmüş, hiçbir zaman emparyalist emeller içinde olmamıştır. Belki yarın Balkanlar tekrardan Türk toprağı olacak, bu yüzden Türk milletinin önüne geçmek istiyorlar. Bunu da kültür yozlaşmasıyla yapmaya çalışıyorlar. “Sen Türk değilsin, Müslümansın.” gibi farklı sosyal algıları meydana çıkararak insanların akıllarını karıştırmak istiyorlar. Ancak şunu unutuyorlar: Türk yolundan geri kalan değildir, Türk mücadeleden kaçan değildir. -Kuzey Makedonya aslında Makedonya değil mi? Yunanistan’ın Balkanlar üzerinde uygulamaya çalıştığı bir hamilik söz konusu. Yunanlar, Makedonya diye bir yerin var olduğunu kabul etmiyorlar, ” siz Helen kültüründen çıkmış bir topluluksunuz, özünüzde Yunansınız” diye bir iddiaları var Makedonya ve diğer Balkan ülkeleri için. Dolayısıyla onların varlığını Makedonya olarak kabul etmiyor. Kuzey Makedonya da AB üyeliği için neredeyse Yunanistan’ın gözünün içine bakıyor. 2019 yılında resmi adı Kuzey Makedonya olarak değiştirildi. Yunanistan’ın yapmış olduğu baskılar sonucu resmi ismi Makedonya iken Kuzey Makedonya’ya çevrildi. Bunun sebebi de Yunanistan’da Selanik ve çevresinin Güney Makedonya olarak adlandırılması. -Baktığımızda Yunanlar da kendi vatandaşını her yerde savunuyor ve her şeyden üstün tutuyor… Yunanlar faşist bir toplum. Batı Trakya’da da mücadele içerisinde olan Türkler var. Yunanistan orada yaşamaya çalışan vatandaşlarımızın mallarına tabiri caizse el koydu. Camilerin hiçbirine restorasyon yaptırılmıyor, yıkılması bekleniyor. Türk vatandaşların TV kanalı var kullandırmıyorlar, gazetesi var etkin hale getirmiyorlar, gazetecisi var konuşturmuyorlar. Türkçe eğitim almak mümkün değil, buraya eğitim için gelip okulu bitince geri dönen öğrencilere denklik sınavı bile yapmıyorlar. Türkler kökenli vatandaşlar Yunanistan’da ikinci sınıf vatandaş muamelesi görüyorlar. Yunanistan faşist bir ülke, kendi ülkelerinde Türk nüfusunu eritmeye çalıştıkları gibi diğer Balkan ülkelerinde de baskıyla bunu yapmaya çalışıyorlar. -Kuzey Makedonya’da Türkler nerede yaşıyorlar? Batıda Gostivar, Ohri, Kalkandelen, Üsküp. Doğu Makedonya bölgesinin zaten neredeyse tamamı Türk. Gostivar Kuzey Makedonya’da “Türklüğün kalesi” denilebilecek nitelikte. Batı Trakya’daki soydaşlarımız Türk olmanın diyetini çok ağır ödediler, hayatlarından vazgeçtiler. Biz o zorlukları çekip buralara yerleşmiş vatandaşlarımızı da zaman zaman ziyaret ediyoruz. Allah birliğimizi, beraberliğimizi bozmasın. Gayret ve azim içerisinde hem Batı Trakya hem de Balkanların tamamında “Türk” kimliğinin yaşatılması adına soydaşlarımızla aramızda bir gönül köprüsü tesis etmek üzere çalışmalarımıza devam edeceğiz.

KAYNAK: Hasan GİRGİN

Reklam
Reklam

Tekirdağ Yerel Gazeteler